<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">

<channel>

<title>İnteraktif Dergi</title>

<link>http://www.interaktifdergi.com</link>

<description>Online okunabilen, bilgisayar ve yeni teknolojiler hakkında orjinal yazılar.</description>

<language>TR</language>

<lastBuildDate>Thu, 11 Mar 2010 01:13:40 GMT</lastBuildDate>

<generator>iLk3r</generator>

<ttl>60</ttl>


<image>

	<url>http://www.interaktifdergi.com/rss.jpg</url>
	<title>İnteraktif Dergi</title>

	<link>http://www.interaktifdergi.com</link>

</image>

    <item>

      <title><![CDATA[Önsöz]]></title>

      <link>http://www.interaktifdergi.com/onsoz-did=8-kid=159</link>

      <pubDate>Sun, 27 Dec 2009 18:14:23 GMT</pubDate>

      <description><![CDATA[[img=550]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=239[/img]...]]></description>
	<content:encoded><![CDATA[[img=550]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=239[/img]]]></content:encoded>
      <category domain="http://www.interaktifdergi.com/onsoz-did=8-kid=159">Önsöz</category>
	<dc:creator><![CDATA[iLk3r]]></dc:creator>
	<guid isPermaLink="true">http://www.interaktifdergi.com/onsoz-did=8-kid=159</guid>
    </item>

    <item>

      <title><![CDATA[PHP Form Metodları]]></title>

      <link>http://www.interaktifdergi.com/php-form-metodlari-did=8-kid=158</link>

      <pubDate>Sun, 27 Dec 2009 17:41:23 GMT</pubDate>

      <description><![CDATA[Bu sayımızda PHP ile sayfaya veri yollama konularını işleyeceğiz. Bildiğiniz gibi websitelerinin hemen hemen hepsinde formlar mevcuttur. Örneğin dergimizde yorum alanı bir formdur. Adınız, E-Posta Adresiniz ve Yorumunuzu yazdıktan sonra yolladığınızda veriler başka bir "[b].php[/b]...]]></description>
	<content:encoded><![CDATA[Bu sayımızda PHP ile sayfaya veri yollama konularını işleyeceğiz. Bildiğiniz gibi websitelerinin hemen hemen hepsinde formlar mevcuttur. Örneğin dergimizde yorum alanı bir formdur. Adınız, E-Posta Adresiniz ve Yorumunuzu yazdıktan sonra yolladığınızda veriler başka bir "[b].php[/b]" dosyasına gider ve burdan veritabanına yazılırlar. PHP 'de veritabanı işlemlerini anlatmadığımız için bu kısma değinmeyeceğim sadece yolladığınız bilgileri değişkene almak konusunu sizlere anlatacağım.


[b]Form Metodları[/b]
iki tür form metodu vardır. Bunlar "[b]GET[/b]" ve "[b]POST[/b]" metodudur.

[u]Get Metodu:[/u] Yazılan bilgiler tarayıcının adres çubuğunda görünürler ve sadece belirli bir karaktere kadar desteği vardır. Güvenirliği düşük olmasına rağmen kullanım alanı mevcuttur.

Genellikle bu metoda arama motorlarında karşılaşırsınız. [url=http://www.google.com]Google[/url] arama motoruna cigicigi yazdığınız zaman link aşağıdaki durumda olucaktır.

[url=http://www.google.com/search?q=cigicigi]http://www.google.com/search?q=cigicigi[/url]

Burada "[b]GET[/b]" Metodu kullanılmıştır. Aramak istediğimiz veri sayfa adresinde görünmektedir. (q değişkeni cigicigi değerini almıştır.)

Bazı sitelerde ise tek tep PHP dosyası yazılmak yerine tüm içerik "[u]index.php[/u]" dosyasındadır. Örneğin "[u]index.php?sayfa=anasayfa[/u]", "[u]index.php?sayfa=iletisim[/u]" gibi linklerle karşılaşmışınızdır. Bunlar GET metodu kullanılarak yapılmıştır.

Bu tarz basit uygulamalarda güvenle kullanılabilecek uygulamadır.

[u]POST Metodu:[/u] BU yöntemde bilgiler gizlidir. Tarayıcınızın adres çubuğunda görünemezler. Şifre gibi önemli bilgiler içeren üyelik formları uzun yazı alanları gibi yerlerde kullanılır ve "[b]GET[/b]" metoduna göre daha güvenlidir.


[b]Form Oluşturalım[/b]
Formların nasıl oluşturulduğunu inceleyelim ve her iki metodu kullanarak başka bir dosyaya veri gönderimi yapalım.

Örnek olarak bir sayfanız var ve bu sayfaya yorum eklenmesini istiyorsunuz veya ziyaretçi defteri gibi bir uygulama istiyorsunuz. Bu tarzda bir form oluşturalım.


[code]
<?php

print('
<‏‏!DOCTYPE HTML PUBLIC "-//W3C//DTD HTML 4.01//EN"
"http://w3.org/TR/html4/strict.dtd">



<‏‏html>

    <‏‏head>

        <‏‏title>PHP İle GET Metodu Kullanımı<‏‏/title>

        <‏‏meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8">

    <‏‏/head>

    <‏‏body>

[b]	<form method="GET" action="veri.php">

	Adınız: <input type="text" name="ad"><br>
	E-posta Adresiniz: <input type="text" name="eposta"><br>
	Yorumunuz: <textarea name="yorum"></textarea><br>

	<input type="submit" value="Gönder">
	</form>[/b]

    <‏‏/body>

<‏‏/html>
');

?>[/code]

Yukarıdaki gibi formu oluşturduk.
[u]<form method="GET" action="veri.php">[/u] satırını açıklayalım.
[b]method[/b] etiketi hangi yolla veri gönderileceğini belirler. Biz "[b]GET[/b]" metodunu kullandık.
[b]action[/b] etiketi ise hangi dosyaya veri gönderileceğini ifade eder bu örnekte "[u]veri.php[/u]" dosyasına veriler gidiyor.

Yukarıdaki Form dosyamızı [b]index.php[/b] adıyla kaydedip [b]veri.php[/b] dosyasını oluşturalım.


[color=Yellow]-- veri.php --[/color]

[code]<?php

// formdan gelen verileri değişkene atalım
// <input type="text" name="ad"> buradaki name değeri 
//$_GET dizi değişkenimizin değeridir
$deger_ad = $_GET['ad'];

// <input type="text" name="eposta"> = $_GET['eposta']
$deger_eposta = $_GET['eposta'];

//<textarea name="yorum"></textarea> = $_GET['yorum']
$deger_yorum = $_GET['yorum'];


//yazılan değerler boş mu kontrol edelim
if(empty($deger_ad) | empty($deger_eposta) | empty($deger_yorum)){

// değerler boşsa aşağıdakini yazdır
print("Tüm alanları doldurunuz !!!");
}else{

// değerler boş değilse bilgileri yazdır.
print('Adınız: '.$deger_ad.'<br>E-Posta Adresiniz: '.$deger_eposta.'<br>
Yorumunuz: '.$deger_yorum);
}

?>[/code]

[u]veri.php[/u] dosyamızı da oluşturduk [u]index.php[/u] dosyasını çalıştırıp formu deneyelim.

Eğer bilgileri yazıp doldurduysanız yazdığınız bilgiler sayfada görülecektir ve "[b]GET[/b]" metodu kullandığımız için sayfa adresinde yazdığımız bilgiler gözükecektir.

Sayfa adresi şu şekilde olabilir...
http://interaktifdergi.com?ad=ilker&eposta=admin@interaktifdergi.com&yorum=deneme

Yukarıdaki gibi olabilir.
Şimdi aynı veriyi "[b]POST[/b]" metodu kullanarak gönderelim.
[u]index.php[/u] yani form dosyamızda bir tek "[b]GET[/b]" yazan yere "[b]POST[/b]" yazmamız gerekiyor.

[code]
<?php

print('
<‏‏!DOCTYPE HTML PUBLIC "-//W3C//DTD HTML 4.01//EN"
"http://w3.org/TR/html4/strict.dtd">



<‏‏html>

    <‏‏head>

        <‏‏title>PHP İle GET Metodu Kullanımı<‏‏/title>

        <‏‏meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8">

    <‏‏/head>

    <‏‏body>

[b]	<form method="POST" action="veri.php">

	Adınız: <input type="text" name="ad"><br>
	E-posta Adresiniz: <input type="text" name="eposta"><br>
	Yorumunuz: <textarea name="yorum"></textarea><br>

	<input type="submit" value="Gönder">
	</form>[/b]

    <‏‏/body>

<‏‏/html>
');

?>[/code]

[b]veri.php[/b] dosyamızda da ufak değişikler yaparak aynı sonucu elde edebiliriz.


[color=Yellow]-- veri.php --[/color]

[code]<?php

// formdan gelen verileri değişkene atalım
// <input type="text" name="ad"> buradaki name değeri 
//$_POST dizi değişkenimizin değeridir
$deger_ad = $_POST['ad'];

// <input type="text" name="eposta"> = $_POST['eposta']
$deger_eposta = $_POST['eposta'];

//<textarea name="yorum"></textarea> = $_POST['yorum']
$deger_yorum = $_POST['yorum'];


//yazılan değerler boş mu kontrol edelim
if(empty($deger_ad) | empty($deger_eposta) | empty($deger_yorum)){

// değerler boşsa aşağıdakini yazdır
print("Tüm alanları doldurunuz !!!");
}else{

// değerler boş değilse bilgileri yazdır.
print('Adınız: '.$deger_ad.'<br>E-Posta Adresiniz: '.$deger_eposta.'<br>
Yorumunuz: '.$deger_yorum);
}

?>[/code]

Görüldüğü gibi [b]$_GET[/b] yerine [b]$_POST[/b] yazarak [u]index.php[/u] 'den gelen verileri post yöntemiyle aldık.


Bu aylıkta PHP yazımızı sonlandırmadan önce bir konuya değinmek istiyorum eğer kullanıcının şifre, adres gibi önemli bilgilerini almak istiyorsanız veya üyelik sistemi yaptınız üye girişindeki kullanıcı adı ve şifre bilgileri için kesinlikle [u]POST metodunu kullanınız.[/u]]]></content:encoded>
      <category domain="http://www.interaktifdergi.com/php-form-metodlari-did=8-kid=158">PHP</category>
	<dc:creator><![CDATA[iLk3r<br><small>admin@interaktifdergi.com</small>]]></dc:creator>
	<guid isPermaLink="true">http://www.interaktifdergi.com/php-form-metodlari-did=8-kid=158</guid>
    </item>

    <item>

      <title><![CDATA[CSS 'e Giriş]]></title>

      <link>http://www.interaktifdergi.com/css-27e-giris-did=8-kid=157</link>

      <pubDate>Sun, 27 Dec 2009 16:20:23 GMT</pubDate>

      <description><![CDATA[Bu sayımızda CSS 'e giriş yapacağız ve HTML dilinde nasıl kullanacağımızı öğreneceğiz.

Öncelikle CSS 'in ne olduğu ve avantajlarının neler olduğundan bahsedelim.
CSS HTML 'deki bazı problemleri halletmek için ama asıl neden olarak da; web sayfası içeriği ve web sayfası g...]]></description>
	<content:encoded><![CDATA[Bu sayımızda CSS 'e giriş yapacağız ve HTML dilinde nasıl kullanacağımızı öğreneceğiz.

Öncelikle CSS 'in ne olduğu ve avantajlarının neler olduğundan bahsedelim.
CSS HTML 'deki bazı problemleri halletmek için ama asıl neden olarak da; web sayfası içeriği ve web sayfası görünümünü birbirinden ayırmak için oluşturulan bir standarttır.

CSS kullanımının bir çok bakımdan avantajları bulunmaktadır.

CSS HTML 'e göre bir çok stil özelliğine sahiptir. CSS 'in sayfa içeriği öğelerinin sayfa görünümü öğelerinden ayrılması için geliştirildiğini düşünürsek avantajı baştan anlaşılmış olur.

CSS 'de her öğe için ayrı ayrı stil tanımlaması yapmaya gerek yoktur. Örneğin HTML 'de her yazı için renk, boyut, kenar boşluğu vb. eklemek her etiket için yapılmalıdır bu da aynı yazı stiline sahip birden fazla ifade için (menüler aynı yazı stiline sahip olur) tek tek biçimlendirmek gerekir. CSS 'de ise bu durum tek bir biçime bağlıdır ver her etiket için kullanılabilir. Bu çok büyük bir avantajdır.

CSS 'in bir başka avantajı tek bir dosyada tüm tasarımınızın bulunmasıdır. HTML ile sitenize iskelet oluşturdunuz CSS ile tasarımlarınızı yaptınız. Eğer ileride tasarımda ufak değişiklikler yapılmak istenirse sadece CSS dosyasını değiştirmek büyük kolaylık sağlayacaktır.


[size=14]CSS HTML 'e Nasıl Bağlanır ??[/size]
CSS dosyalarını HTML içeriğine bağlamanın bir kaç yolu vardır. bunlardan bahsedelim.

[b]1. Yol[/b]
Elimizde "[i]style.css[/i]" adında bir CSS dosyamız olsun.
Sayfamızın "[u]head[/u]" etiketi arasına aşağıdaki gibi CSS dosyasını bağlayabiliriz.

[code]<link rel="stylesheet" type="text/css" href="./style.css">[/code]

[b]Örnek:[/b]
[code]<‏‏!DOCTYPE HTML PUBLIC "-//W3C//DTD HTML 4.01//EN"
"http://w3.org/TR/html4/strict.dtd">



<‏‏html>

    <‏‏head>

        <‏‏title>CSS<‏‏/title>

        <‏‏meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8">

        <link rel="stylesheet" type="text/css" href="./style.css">

    <‏‏/head>

    <‏‏body>

        <p>Merhaba CigiCigi. :)</p>
        <br>
        <p>Merhaba CSS</p>

    <‏‏/body>

<‏‏/html>[/code]


[b]2. Yol[/b]
Bu yolda ise CSS dosyası yerine kodları HTML sayfasına koyabiliriz.
Sayfamızın "[u]head[/u]" etiketi arasına aşağıdaki gibi CSS dosyasını ekleyebilirsiniz.

[code]
<style type="text/css">
    -kodlar
</style>
[/code]

[b]Örnek:[/b]
[code]<‏‏!DOCTYPE HTML PUBLIC "-//W3C//DTD HTML 4.01//EN"
"http://w3.org/TR/html4/strict.dtd">



<‏‏html>

    <‏‏head>

        <‏‏title>CSS<‏‏/title>

        <‏‏meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8">

        <style type="text/css">
            -kodlar
        </style>

    <‏‏/head>

    <‏‏body>

        <p>Merhaba CigiCigi. :)</p>
        <br>
        <p>Merhaba CSS</p>

    <‏‏/body>

<‏‏/html>[/code]

CSS dosyalarını yukarıdaki iki yolla bağlayabilir ve kullanabiliriz. Bu aylık HTML yazımızda bu kadar gelecek ay görüşmek üzere.]]></content:encoded>
      <category domain="http://www.interaktifdergi.com/css-27e-giris-did=8-kid=157">HTML</category>
	<dc:creator><![CDATA[iLk3r<br><small>admin@interaktifdergi.com</small>]]></dc:creator>
	<guid isPermaLink="true">http://www.interaktifdergi.com/css-27e-giris-did=8-kid=157</guid>
    </item>

    <item>

      <title><![CDATA[ İnternet ve Bilgisayar Güvenliği için Temel Önlemler]]></title>

      <link>http://www.interaktifdergi.com/-internet-ve-bilgisayar-guvenligi-icin-temel-onlemler-did=8-kid=156</link>

      <pubDate>Wed, 30 Sep 2009 13:18:23 GMT</pubDate>

      <description><![CDATA[ Günümüzde, dünyada  400 milyon civarında İnternet'e bağlı bilgisayar, 1 milyarı aşkın İnternet kullanıcısı, 100 milyona yakın web sitesi olduğu tahmin ediliyor. Türkiye açısından bakıldığında bu rakam 15 milyona ulaşmış durumda; buradan İnternetin, olmazsa  olmazlarım...]]></description>
	<content:encoded><![CDATA[ Günümüzde, dünyada  400 milyon civarında İnternet'e bağlı bilgisayar, 1 milyarı aşkın İnternet kullanıcısı, 100 milyona yakın web sitesi olduğu tahmin ediliyor. Türkiye açısından bakıldığında bu rakam 15 milyona ulaşmış durumda; buradan İnternetin, olmazsa  olmazlarımızın içine girmiş olduğunu çıkarabiliriz. İnternet'i kullanarak birçok işimizi halletmekteyiz; Örneğin e-posta yoluyla iletişim, bankacılık işlemleri, bir dosyayı karşıdan yükleme, bir ürün hakkında bilgi edinme, iş başvurusu yapma gibi pek çok amaç için kullanmaktayız. Bu büyük platformda, uygulamaları kullanırken kendi kişisel bilgilerimizi (kredi kartı numaramız,e-posta  şifre veya kullanıcı adımız, özlük  bilgilerimiz vs..) ortama sunmak durumunda kalıyoruz veya net üzerinden dosya,mail vb.. karşıdan yüklemelerimiz oluyor. Bu durumlarda güvenlik açısından önlemler almamız gerekir çünkü İnternet ortamında casus yazılımlar  veya kimlik bilgilerinizin çalınması, kullanılmaya çalışılması gibi durumlarla karşı karşıya kalma ihtimalimiz oldukça yüksek. Bu önlemleri geniş bir şemsiye altında parçalara bölerek inceleyelim: 

[b]Karşıdan Dosya Yükleme Durumu  [/b]           
Bu duruma belki de İnternet'te en yaygın olarak kullandığımız veya ihtiyaç duyduğumuz teknoloji diyebiliriz. Dünya’nın öbür ucundan bir dosyayı ( müzik,film..) veya  gelen bir e-postayı  (excel,powerpoint veya bir rar dosyası), sizin kendi bilgisayarınıza, İnternet'i kullanarak indirebilmenizdir.Peki bu kadar sıklıkla kullandığımız bu durumu güvence altına nasıl alacağız? Çeşitli yöntemler

[b]Güncel antivirüs yazılımı kullanımı [/b]
Malware (virusler,solucanlar,truva atları,casus yazılımlar..) gibi bilgisayara ve kullanıcıya (kullanıcı verileri,dosyaları..) ciddi zararlar verebilecek olan yazılımları saptama,silme ve bilgisayarı koruma en temel görevleri olup, aynı zamanda sürekli aktif halde çalışabilen ve güncellenmesi gereken yazılımlardır. 

[b]Antivirüs programları neden güncellenmelidir? [/b]

İnternet'te çok ciddi sayıda casus yazılımlar, solucanlar, keyloggerlar vs..  bulunmakta ve daha bilmediğimiz pek çok çeşit de ortaya çıkmaya devam edecek gibi görünüyor. Nasıl bilgisayarımız (işletim sistemimiz) sürekli güncellenmek durumundaysa aynı şekilde antivirüs programımızı da güncellemek durumundayız. Bunun nedeni zararlı yazılımların da günden güne gelişmesi ve antivirüs programlarını rahatlıkla aşabilecek duruma gelmesidir. Bu açıdan antivirüs programımızın güncellenme özelliği her zaman açık olmalı ve belirli aralıklarla, olaylara bağlı olarak bilgisayarımızı taratmalıyız. Son olarak ve en önemlisi de, antivirüs programmızı asla kapatmamalıyız. 

[b]Antivirüs programı kullanarak özel güvenlik önlemleri (Default Kullanıcı için)[/b]
 
Çok ciddi bir spesifikasyondan bahsetmek zor olur, çünkü tüm antivirüs yazılımları biz açık tuttuğumuz sürece kendi varsayılan ayarlarına göre görevlerini yerine getirirler; Fakat, basit görünen ama önemli önlemler de bulunmakta. (Özel (custom) ayarları dışında). 

[b]*Tüm gelen dosyalar veya e-posta yoluyla gelmiş olan ekleri antivirüs programımızı kullanarak taramak. [/b]
Bütün antivirüs programlarının bu özelliği vardır ve temel sayılabilcek bir özelliktir. Bizim karşıdan yüklediğimiz veya yükleyeceğimiz öğeyi,dosyayı.. virus taramasından geçirmemizde fayda vardır. 

[img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=240[/img]

[b]Kişisel güvenlik duvarı kullanımı[/b]

[b]Güvenlik duvarı nedir? [/b]

İnternet güvenlik duvarı, İnternet üzerinden bilgisayarınıza erişmeye çalışan bilgisayar korsanlarını, virüsleri ve solucanları engellemeye yardımcı olan yazılım kodu parçası veya donanımıdır. 

[b]Güvenlik duvarı neden kullanılmalı? [/b]

İnternete bağlandığımızda bilgisayarımızın güvenlik duvarı kapalıysa, bilgisayar korsanlarına bilgisayarımıza erişim hakkı ve bilgi almaları için bir davetiye çıkarmışız demektir. Bir başka açıdan bakalım, herhangi bir İnternet sitesine girdiğimizde sayfanın nasıl uygulamalar çalıştırdığını bilemeyiz; Eğer güvenlik duvarımız aktif durumda değil ise bu durum bizi sıkıntıya sokabilir. İnternetinizi güvenlik duvarı olmadan kullanmak, evinizden dışarı çıkarken evinizin kapısını açık bırakıp gitmeye benziyor; girip çıkabilirsiniz fakat saldırıya çok açık durumundasınızdır. Bilgisayar korsanları özellikle güvenlik duvarı kullanmayan insanları hedefliyor ve bulabilmek için çeşitli yazılımlar geliştiriyorlar. (trojan,solucan,virüs..) Bu açıdan güvenlik duvarı kullanmanın önemi büyük. 

[b]Güvenlik duvarı nasıl çalışır?[/b] 

Güvenlik duvarı aktif olduğu durumda ağ üzerindeki tüm bağlantıları izler ve tüm trafiği kontrol eder. İstenmeyen bir bağlantı olduğunda o bağlantıya ait trafiği keser, güvenliği sağlar. Güvenlik duvarları dinamik olarak da çalışırlar. Bazı durumlarda bağlantıyı dinamik olarak açar, erişmek istediğimiz web adresine direk bizi ulaştırırlar. (Bağlantı noktası, bir ağ trafiği türünün bilgisayarınıza eriştiği noktayı tanımlayan, ağ konusuna yönelik bir terimdir. Açtığınız bağlantı noktaları göndermek ve almak istediğiniz trafik türüne bağlıdır.) 

İşletim sistemleri güncelleştirmeleri İşletim sistemi nedir? 

Özetle işletim sistemi, bilgisayarların çalışabilmesi için gereken temel yazılımdır. Bilgisayarlar, çeşitli donanım ürünlerinin belli bir tasarıma göre bir araya getirilmesiyle oluşturulur. Bilgisayarda yaptığımız çalışmaları, internet kullanımını ve bunlar gibi birçok uygulamayı gerçekleştirdiğimiz sanal platform diyebiliriz. 

[b]İşletim sisteminin güncellenmesi neden önemlidir? [/b]

İşletim sistemleri, %100 kararlı yapılardır. Bugünlerde bilgisayar teknolojisi sürekli değisen bir ivmeyle artar durumda ve işletim sistemleri bu mekanizmanın en temel yapı taşlarından biri. Güvenlik açısından baktığımızda önemi daha da artıyor çünkü güncellemelerin birçoğu da güvenlik bazlı oluyor. Güvenlik ve diğer güncellemeler, virüslere, solucanlara, truva atlarına vs.. karşı gelistirilen yapılar olup; bilgisayarımızı teknolojinin hızına entegre edip aynı zamanda güvenliğimizi kontrol altında tutmayı amaçlıyor. 

[b]E-Posta konusunda dikkat edilmesi gereken hususlar          
*Posta filtresi: Çoğu mail programı istenmeyen maillerinizi filtrelemeyi ve ayrı bir yere çıkartmayı  sağlıyor. (e-posta filtre güncelleştirmelerine dikkat etmekte fayda var) [/b]
*İnternet çok büyük ve gelişmiş bir yapı oldu. Bu yapının içerisinde insanlar birbirleriyle sürekli iletişim halinde. Bu sonuç bilgisayar korsanlarının ekmeğine yağ süren cinsten çünkü iletişimin rahat olması onlar için ciddi bir avantaj haline geliyor. 

[b]Bu nasıl oluyor? [/b]
E-postalarımıza hergün birçok posta geliyor, bazıları işimizle alakalı, bazıları özel hayatımızla alakalı, bazıları reklam olan iletiler alıyoruz ve cevaplıyoruz. Peki aldığımız ve kimden geldiğini bilmediğimiz postaların hepsi güvenilir mi? Güvenliğinden emin olmadığımız  iletileri açmadan silmekte fayda var çünkü açtığımız anda o dosya, bilgisayarımızı tehdit altında bırakır. Sadece bilgisayarımızda değil, e-posta hesabımızdaki bilgiler, hesaplar ciddi zararlar görebilir. Bu nedenle tanımadığımız postaları direk olarak silmek gerekir. Yine aynı şekilde bilmediğimiz bir adresten posta yoluyla gelen resim, müzik vb. dosyalarını da açmamak ve bilgisayarımıza kurmamak gerekiyor, çünkü resimler zararlı kod  içerebilir ve filtrelere rağmen istenmeyen posta, gönderenin iletisini kullanıcıya ulaştırmak için kullanılabilir. 
]]></content:encoded>
      <category domain="http://www.interaktifdergi.com/-internet-ve-bilgisayar-guvenligi-icin-temel-onlemler-did=8-kid=156">Güvenlik</category>
	<dc:creator><![CDATA[RedRose]]></dc:creator>
	<guid isPermaLink="true">http://www.interaktifdergi.com/-internet-ve-bilgisayar-guvenligi-icin-temel-onlemler-did=8-kid=156</guid>
    </item>

    <item>

      <title><![CDATA[Herkes İçin CigiCigi ID]]></title>

      <link>http://www.interaktifdergi.com/herkes-icin-cigicigi-id-did=8-kid=155</link>

      <pubDate>Sat, 19 Sep 2009 04:55:23 GMT</pubDate>

      <description><![CDATA[[b][size=14]CigiCigi ID Nedir?[/size][/b]
CigiCigi'den yeni bir hizmet daha, CigiCigi ID, 1 Ekim 2009 tarihinde hizmete başlıyor. CigiCigi ID, spyscorpio tarafından geliştirilen benzersiz bir kullanıcı kimlik sistemidir. Bu hizmetin nasıl kullanılabileceğini, ve kime ne faydası dokunacağ...]]></description>
	<content:encoded><![CDATA[[b][size=14]CigiCigi ID Nedir?[/size][/b]
CigiCigi'den yeni bir hizmet daha, CigiCigi ID, 1 Ekim 2009 tarihinde hizmete başlıyor. CigiCigi ID, spyscorpio tarafından geliştirilen benzersiz bir kullanıcı kimlik sistemidir. Bu hizmetin nasıl kullanılabileceğini, ve kime ne faydası dokunacağını beraber inceleyelim.


[size=14][b]Kullanıcılar için CigiCigi ID[/b][/size]

CigiCigi ID tek bir hesap ile birçok yerde oturum açılabilmesini mümkün kılar. Üstelik sadece CigiCigi'de değil, destekleyen tüm sitelerde bu hesabınızı kullanabilirsiniz. Benzer şekilde destekleyen diğer sitelerdeki hesaplarınızı kullanarak CigiCigi'de oturum açabilirsiniz. Örneğin, CigiCigi'de oturum açabileceğiniz, desteklenen siteler arasında Google, Facebook, Windows Live gibi popüler internet hizmetleri de bulunuyor.


[size=14][b]Sistem Nasıl İşliyor?[/b][/size]

Kendi hesabınızla oturum açarken, sadece CigiCigi ID hesabınızın kullanıcı adını ve parolasını girersiniz. Harici hesaplarınızla oturum açarken, hesap bilgilerinizi girmeniz için hesabınızın bulunduğu siteye yönlendirilirsiniz. Oturum açtığınızda, CigiCigi ID'ye izin verip vermediğinizi doğrulayan bir izin istenir. İzin verdikten sonra, hesabınızın doğrulandığı bilgisiyle CigiCigi ID'ye geri gönderilirsiniz. Harici hesabınıza giriş yapmışsanız, ve CigiCigi ID'ye size sorulmadan izin verilmesini onaylamışsanız; CigiCigi ID'de oturum açmak için hiçbir bilgi girmeniz gerekmez. Örneğin, Google hesabınızdan CigiCigi ID'ye izin vermişseniz ve GMail oturumunuz açıksa, tanımlamış olduğunuz Google hesabınızla klavyenizden hiçbir tuşa basmanıza gerek kalmadan CigiCigi ID'de oturum açabilirsiniz.

[b]Not:[/b] CigiCigi ID ile şimdilik CigiCigi forumlarına oturum açılmamaktadır.


[size=14][b]Geliştiriciler için CigiCigi ID[/b][/size]

CigiCigi ID kullanarak oturum açılabilen bir uygulama geliştirmek çok kolay. CigiCigi ID'nin sağladığı API (Application Programming Interface: Uygulama Geliştirme Arayüzü) kullanılarak uygulamanıza gelişmiş ve güvenli bir yetkilendirme sistemini basitçe entegre edebilirsiniz. Üstelik uygulamanız için kullanıcı grupları oluşturabilir, bu gruplara veya kullanıcılara yetkiler tanımlayabilirsiniz.

API kullanımını açıklayan detaylı bir dokümantasyon, örnek kodlar da CigiCigi ID sayfalarında mevcuttur. Ayrıca CigiCigi forumları üzerinden ücretsiz olarak yardım alabilirsiniz.


[b][size=14]Nerelerde Kullanılabilir?[/size][/b]

Hesabınızı "CigiCigi ID ile oturum açın" yazan her yerde kullanabilirsiniz. Şimdilik bu liste bir elin parmak sayısını pek geçmiyor olsa da zamanla artacak olan kullanım alanlarında bu hızlı, güvenilir ve pratik oturum açma hizmetini rahatlıkla kullanabilirsiniz.]]></content:encoded>
      <category domain="http://www.interaktifdergi.com/herkes-icin-cigicigi-id-did=8-kid=155">CigiCigi ID</category>
	<dc:creator><![CDATA[spyscorpio]]></dc:creator>
	<guid isPermaLink="true">http://www.interaktifdergi.com/herkes-icin-cigicigi-id-did=8-kid=155</guid>
    </item>

    <item>

      <title><![CDATA[Google Adsense ile daha çok kazanın.]]></title>

      <link>http://www.interaktifdergi.com/google-adsense-ile-daha-cok-kazanin-did=8-kid=154</link>

      <pubDate>Tue, 15 Sep 2009 18:11:23 GMT</pubDate>

      <description><![CDATA[Google adsense ile daha çok kazanmak için Adsense sisteminin nasıl döndüğünü bilmek gerekir. Adsense, Adwords ile besleniyor. Adwords sistemine yabancı değilseniz çok kazanmanın ilk adımını gerçekleştirmişsiniz demektir.

Eğer Adwords sistemini kullanmadıysanız size ilk tavsiy...]]></description>
	<content:encoded><![CDATA[Google adsense ile daha çok kazanmak için Adsense sisteminin nasıl döndüğünü bilmek gerekir. Adsense, Adwords ile besleniyor. Adwords sistemine yabancı değilseniz çok kazanmanın ilk adımını gerçekleştirmişsiniz demektir.

Eğer Adwords sistemini kullanmadıysanız size ilk tavsiyem hemen kayıt olun. 20 liralık reklamlarla başlayabilirsiniz. Sistemi öğrenmek için ideal.

Adsense, Adwords sisteminde reklam verenlerin kelime başına belirlediği tıklama maliyeti ile çalışır. Reklam veren kişiler kendilerine geri dönüş yapabilecek, harcadığı maliyeti kazanacak bir şekilde reklam vermeyi ister. Bu hedefe yönelik az maliyetli olmalı, örneklerle açıklayacak olursak;

Ankara'da tesisat ve türevleri üzerine bir şirketi olan kişi olsun, Adwords ile reklam vermeye başladı. Kendisine en iyi geri dönüşü sağlayan kelimeler 
neler olacaktır?

"Tesisat" kelimesi olabilir mi? Bunun üzerinde bir düşünelim. Tesisat kelimesini aradığınızda sponsor reklam olarak çıkan bu tesisatçının sitesine geri dönüş
nekadar olur? Tesisat hakkında bilgi almak isteyende bu siteye girer, tesisat fiyatları hakkında bilgi almak isteyen de, istanbulda tesisat yaptırmak isteyen de. Siteye çok kişi girmiş olacak evet ancak kaç kişi bu tesisatçı ile iletişime geçecek. Demekki "tesisat" kelimesi doğru bir tercih değil. Peki doğru tercih nedir?

Kendiniz de cevaplayabilirsiniz. Doğru tercih "ankara tesisat" , "ankara tesisat tamir" ve türevleridir. Örneğe derinlemesine girmiyorum, kafanızda daha fazla kazanç için bir kıvıcım oluşturmaya çalışıyorum sadece. Daha çok kazanmak istiyorsanız doğru anahtar kelimelere yönelmeniz gerekir. Görerek işi öğrenmek için hemen adwords sistemine kayıt olun ve inceliklerini öğrenin.

Peki doğru anahtar kelimeleri nasıl bulacağız? Bu konuya girmeden önce sitenizi hangi amaçla açtınız ona karar verelim. Adsense sistemi ile kazanç sağlayan siteler kurulurken temelde 2 amaç üzerinde kurulur. Bunlardan ilki şudur, siz ilgi alanınız üzerine zevk için birşeyler paylaşmak yardımlaşmak için bir site açarsınız, kazanç aklınızda yoktur. Kazanç daha sonra sizi bulur. İkinci amaç ise siz temelde Google Adsense ve diğer benzer siteler ile para kazanmak için site açarsınız. Çok para getirebileceğini düşündüğünüz kelimeler üzerine siteler açıp yazılar yazıp cebinizi doldurmaya bakarsınız.

Siz hangi amaçla site açtınız buna karar verin. İki amaç içinde birşeyler yazıcam fakat işin bu noktası kazanç aşaması için çok önemlidir. 
Para kazanmak temelde amacınız değil diyelim. Siz zevk için, tecrübelerinizi paylaşmak için bir site açtınız. Yapılacak ilk yöntem tecrübelerinizi düzgün bir Türkçe veya yabancı dil ile yazıyorsanız düzgün bir yabancı dil ile okuyucular ile paylaşmak. İnternette milyonlar ile paylaştığınız bu tecrübelerin ana konusu ne ise arama motorlarından hangi kelimeler üzerine sizi bulmalarını istiyorsanız o kelimelere yazı içine yoğunlaşmak. Yazdığınız bu yazılara insanların hangi kelimeleri arayarak ulaşmasını istiyorsak o kelimeler üzerine Adwords de reklam vermek. Evet bunları yapalım. 

Artık düzgün bir dille yazılmış tecrübeleriniz olduğunu ve Adwords sistemine aşina olduğunuzu varsayıyorum. Her sayfa için ayrı reklamlar oluşturdunuz ve kullanıcıları sitenize çektiniz. Bu noktada insanların en büyük sorunu gelen kullanıcıları sitelerinde tutamamak oluyor. Kullanıcı geliyor içeriği okuyor/okumuyor ve siteden ayrılıyor. Bunun birçok sebebi var elbette, ancak temel olarak konu dışına çıkmadan buna da değineyim. 

Kullanıcıları sitenizde tutmak istiyorsanız ilk önce şunu bilin. Herkesi sitenizde tutamazsınız. Siz ilgi alanınıza göre site açtınız ve sitenize giren insanlar da sizin ilgi alanınıza göre insanlardır ki bu kişiler sitenizde zaman geçirmeyi severler. Başkaları sitenize ulaştıklarında içerik onların ilgi alanı olmadığı için sitenizde durmazlar. Sitenize çok insan girmesi tabiki iyidir ancak sitenize sizin ilgi alanınızda 100 kişi girmesi, sizle aynı ilgi alanını paylaşmayan 1000 kişinin sitenize girmesinden iyidir. Adsense çok insanın sitenize girmesiyle ilgilenmez. Sitenizdeki "kaliteli kullanıcılar" ile ilgilenir. Çünkü aradığını bulmak isteyen kaliteli kullanıcı reklamlara tıklar, siteye bağlı kalan insanlar reklama tıklar.(Tabiki siteniz chat ve türevleri değil ise) Kaliteli kullanıcılar edinirseniz az tıklama ile daha çok para kazanabilirsiniz.

Kullanıcılar sitenize tekrar girmek istediklerinde site ismini anımsayabilmeliler, yani domain seçerken ilgi alanınız çerçevesinde bir domain (mümkünse kısa ve uzantısı .com olan) seçerseniz kullanıcılar sizi daha rahat bulurlar.

Tecrübelerinizi paylaşırken sitenize giren insanların da bu tecrübelere birşeyler katabilmesi gerekir. Bunun en iyi yolu bir yorum sistemidir. İçeriğini temelde sizin kurduğunuz bir siteye kullanıcılarında katkı yapabilmesi gerekir. Bunu geliştirmek sizin elinizde, bunun birçok yolu var, yorum sistemi,kullanıcıların da tecrübelerini paylaşabilmesi (yazarlık), hediyeler,yarışmalar v.s.

Bunların dışında en önemli konu da şudur ki, insanlar sitenizde başka hiçbir yerde olmayan şeyler bulmalılar. Sanki yeni bir coğrafya keşfetmiş gibi sitenizi karış karış dolaşmalılar, görselleriniz yani tasarımınız göz yorucu olmamalıdır, insanları siteye bağlayan renkler , tasarımlar olmalı. İçeriğiniz ne kadar güzel olsa da tasarımınız iyi değilse insanın içeriğinizi gezesi gelmez bunu unutmayın.

Konu dışında çıkmadan genel olarak kullanıcıları böyle tutabilirsiniz sitenizde. Asıl konumuza geri dönelim, artık başka hiçbir yerde olmayan güzel paylaşımlarınız yazılarınız var, Google Adwords ile bunlara arama motorundan veya başka sitelerden kullanıcı çekiyorsunuz ve gelen kişileri sitenizde tuttunuz. Bundan sonra ne kalıyor geriye, gelen insanların reklama tıklaması. Burda sizin zekanız işin içine girer. Temel olarak çok tıklanan yerler elbette mevcut, başlangıçta bunları deneyebilirsiniz. Yazıya başlarken,yazı içinde ve yazı sonunda olan reklamlar daha çok tıklanıyor bana göre. Tasarımınız ile uygun renkler kullanırsanız kullanıcı reklamı sanki sitenizdeki bir içerik olarak algılıyor ve tıklıyor.

Bunların hepsini yaptınız, karşınıza iki problem çıkar. Herşeyi yaptım ama reklamlarıma nerdeyse tıklanmıyor, herşeyi yaptım reklamlarıma tıklanıyor ancak iyi kazanamıyorum.

Reklamlarınıza az tıklanıyorsa meraklanmayın, reklam alanınızı değiştirin,reklamın tasarımını değiştirin, sitenizin ilgi alanı çok kişiye hitap ediyor olabilir ve gelen kullanıcılar kaliteli diye tabir ettiğim kişiler değildir. Hitin geldiği yerleri inceleyin, bunun için Google Analytics kullanın. Ayrıntılı bilgi alıp nerelerin eksik olduğuna karar verin. Bu kararları nasıl vereceğinize başka bir yazımda değineceğim.

Reklamlarınıza tıklanıyor ancak çok kazanamıyorsanız bunun için yapacağınız çok birşey yok (sitenizin belli konular üzerine yoğunlaştığını varsayıyorum.)
 ancak hiçbirşey yok değil. Balıklar hakkında bir siteniz varsa, balık tutma yöntemleri, kaliteli olta, olta parçaları, hangi olta ile hangi balığı tutabilirsiniz gibi yan konular hakkında da yazılar yazın. Yazdığınız içerik hangi anahtar kelimeler üzerine yoğunlaşmışsa o kelimeleri değiştirin. Ancak kesinlikle ana ilgi alanınız dışına çıkmayın. Bu şuna benzer, 10 yıldır bakkal olan biri 11. yıl fırıncılık yapamaz. Ortada bir kalite varsa bu uzun soluklu olandır.

Siz zaten para için değil zevk için açtınız siteyi. Para kazanmak için en az 6 ay bekleyin. Biraz sabırsız olabiliriz ancak 6 aydan sonra elle tutulur para kazanmaya bakın. Ana çizginizden sapmayın.

Diğer sayıda hobi veya zevk için açılmayan sadece para kazanmaya yönelik açılan siteler için kazanç yollarından bahsedeceğim.

]]></content:encoded>
      <category domain="http://www.interaktifdergi.com/google-adsense-ile-daha-cok-kazanin-did=8-kid=154">Google Adsense</category>
	<dc:creator><![CDATA[s1n4n]]></dc:creator>
	<guid isPermaLink="true">http://www.interaktifdergi.com/google-adsense-ile-daha-cok-kazanin-did=8-kid=154</guid>
    </item>

    <item>

      <title><![CDATA[Navigasyon PDA-PNA Nedir?]]></title>

      <link>http://www.interaktifdergi.com/navigasyon-pda-pna-nedir3f-did=8-kid=153</link>

      <pubDate>Tue, 15 Sep 2009 18:07:23 GMT</pubDate>

      <description><![CDATA[İlk olarak kısaltmasının PNA olduğu navigasyonu kelime anlamı olarak inceleyelim;

Orjinali İngilizce olan kelimenin aslı 'Navigation’ şeklinde yazılır .Türkçe ‘ye çevrildiğinde gemi yolculuğu,seferdir veya seyirdir.

Bu bağlamda ;Navigasyon  bir noktadan diğer bir noktaya ...]]></description>
	<content:encoded><![CDATA[İlk olarak kısaltmasının PNA olduğu navigasyonu kelime anlamı olarak inceleyelim;

Orjinali İngilizce olan kelimenin aslı 'Navigation’ şeklinde yazılır .Türkçe ‘ye çevrildiğinde gemi yolculuğu,seferdir veya seyirdir.

Bu bağlamda ;Navigasyon  bir noktadan diğer bir noktaya en kısa ve en güvenli şekilde gidebilme bilimidir.

Konuyu sistem olarak ele alırsak navigasyon sistemi; belirlenen varış noktasına en kısa, en optimum yol güzergahını tespit eden, sesli ve görsel yönlendirmelerle hedefe doğru bir şekilde ulaşmanızı sağlayan sistemdir. 

Daha açıklayıcı olması için Navigasyon sistemi yolların detaylı bilgisini size sunar. Fiziki olarak kısıtılı yollar, otoban çıkışları, kavşaklar, caddeler, tek yön çift yön sokaklar ve daha fazlası… Gitmek istediğiniz yerin adresini sisteme girerek, konumuz kısa sürede belirlenir, size en uygun alternatif yol seçenekleri ile zaman kaybetmezsiniz.

Teknik oluşuma girersek ;   Navigasyon  cihazları Windows CE tabanlı sistemle çalışır.Bu noktada hemen Windows CE sistemi hakkında ufak bir bilgi vereyim;

Microsoft tarafından taşınabilir cihazlar için yazılmış bir işletim sistemidir. (İngilizce Compact Edition, yani Küçük Sürüm olarak tanımlanır. Windows CE, sanılanın aksine küçültülmüş bir Windows değil özel olarak yazılmış, ayrı bir işletim sistemidir. Windows'un küçültülmüş bir sürümü olmadığı için "normal" Windows programları Windows CE altında kullanılamazlar. Bunun diğer bir sebebi de, Windows CE işletim sisteminin çok farklı işlemci mimarilerinde çalışabilir olmasıdır.Windows CE nin kullanıldığı alanlar arasında; Ucuz taşınabilir PC'ler , çok küçük PC'ler, Pocket PC'ler, Cep telefonları, TV setlerini sayabiliriz.Bu ufak bilgiden sonra tekrar PNA’ya dönersek;   

Navigasyon haritasi yapan sirketler genelde PNA icin yaparlar ve yaptiklari bu haritalari toplu sekilde profosyenel cihaz satanlara  satarlar. 

Bir örnek ile konuyu açarsam cigicigi navigasyon cihazi  ayni isimle haritasi var. Oysa o harita benim-bizim bildigimiz IGO (nav n) haritasidir. Komutuyla, sesiyle görüntüsüyle cigicigi cihazi satarken üzerinde haritasi gelir. Haritasi hangi ülkedeyseniz o ülkenin haritasini üzerinde alirsiniz. Japonya’nın  başkenti  Tokyo’dan  aldysaniz. Üzerinde Tokyo  haritasi yüklüdür.  

Diyelim ki; İngiltere’ye gittiniz ve İngiltere haritasi yüklemek istiyorsunuz. Yükleyemezssiniz. Satin alacaksiniz. Chazıni web sayfasina girip kredi kartinizla İngiltere haritasini satın alacaksınız. Bu hangi cihaz hangi program önemli degil hepsi aynı şekildedir.

Birde yukarıda bahsettiğim gibi Windows CE tabanlı cep telefonları vardır.İşte bu tür cihazlara PPC eski adıyla PDA olarak bilinir.Genelde gsm özelliği olmayan cihazlara önceden PDA ismi verilirdi.Günümüzde PPC açılımı pocket personal computer  olan cihazlar kendilerini geliştirerek  ön sıralara çıkmayı başardılar.

PPC üreten firmalardan olan Amerikan T Mobile ,Alman Vodofone kendi cihazlarını üretirler.Bu PPC ‘lerde taban Windows CE olsada işletim sistemi Windows mobile 5, 6, 6.1, 6.5 versiyonlarında çalışır.En büyük avantajları ise sorunsuz navigasyon kullanabilmenizdir.Üstelik  en önemlisi PNA’lar gibi ücret ödeme söz konusu değildir.Yani PDA versiyonlu haritaları hiçbir ücret ödemeden internet üzerinden istediğiniz yerden indirip kullanabilirsiniz.

Bu verdiğim bilgilerden sonra navigasyon amaçlı alacağınız cihazın özellikleri az çok kafanızda canlanmıştır kanısındayım.Benim size tavsiyem kesinlikle Windows mobile  6 ve üstü olan cihazları tercih etmenizdir.


Peki navigasyon harici nelerde kullanabilir neler yapabilirsiniz maddelersem;

1- Telefon (gsm 850, 900, 1800, 1900, UMTS)

2- mp3 calar   

3- en az 3MP foto kamera

4- 3G uyumluluk

5- Office Excel word, pps dosyalarini kullanirsiniz

6- Oyun oynarsiniz (tavla satranc kagit fali J ) vs

7- Pdf ve Lit uzantili kitap okursunuz

8- FM radyo dinlersiniz

9- İnternet girer gazete mail okursunuz

10- Outlook ile maillerinizi okuyabilirsiniz

11- msn, icq, gtalk, skype ile chat yapabilir, VOIP telefon kullanabilirsiniz 

12- video izleyebilirsdiniz

13- ana ekranda hava durumuna her daim bilgi sahibi olursunuz

14- data bank, ajanda, randevu vs gibi bilgilerinizi kayit edersiniz

15- 99 yillik takvime bilgi girebilirsiniz

16- Kisi listenizi (contact)  PC nizle kolayca senkronize yaptiginiz icin kaybetme, silme, sim kartta kaldi kirildi islandi gibi sikintilar olmadan yedekleyebilirsiniz. (ms Outlook ile rahatca kullanirsiniz)

17- Saat, alarm vs 

18- 8-32 GB micro karti ile flash diskini cok rahat kullanirsiniz…

19- GPS navigasyon cihazi olarak kullanip, istediginiz ulkenin istediginiz haritasini yuklerisiniz…

20-İnternettden istediginiz kadar ilave program yukleyebilir istediginiz kadar kullanabilirsiniz. Ucretliler 10-30$ dolar arasi degisir

21-Resim oynatıcı

22-Bilgisayarınıza bağladığınızda senkronize  yaparak bütün bilgilerinizi yedekleyebilirsiniz.

]]></content:encoded>
      <category domain="http://www.interaktifdergi.com/navigasyon-pda-pna-nedir3f-did=8-kid=153">PDA-PNA</category>
	<dc:creator><![CDATA[zafersat]]></dc:creator>
	<guid isPermaLink="true">http://www.interaktifdergi.com/navigasyon-pda-pna-nedir3f-did=8-kid=153</guid>
    </item>

    <item>

      <title><![CDATA[İnternette Nasıl Görünmez Olunur?]]></title>

      <link>http://www.interaktifdergi.com/internette-nasil-gorunmez-olunur3f-did=8-kid=152</link>

      <pubDate>Tue, 15 Sep 2009 18:04:23 GMT</pubDate>

      <description><![CDATA[Diyelim okulunuzdan, iş yerinizden veya ailenizden gizli bir şeyler yapmanız gerekiyor. Bunun için yapmanız gereken anonymous proxy, yani kimliğinizi belli etmeyen bir proxy kullanmalısınız. Böylece hem yeriniz hem de kimliğiniz gizli kalacaktır.


Basitce iki tip proxy vardır;

1)...]]></description>
	<content:encoded><![CDATA[Diyelim okulunuzdan, iş yerinizden veya ailenizden gizli bir şeyler yapmanız gerekiyor. Bunun için yapmanız gereken anonymous proxy, yani kimliğinizi belli etmeyen bir proxy kullanmalısınız. Böylece hem yeriniz hem de kimliğiniz gizli kalacaktır.


Basitce iki tip proxy vardır;

1) Web tabanlı proxyler
2) Yazilim tabanlı proxyler


[b]1) Web Tabanlı Proxyler[/b]

Kullanması oldukça kolay ve zahmetsizdir. Ek bir yazılıma da ihtiyac duymazsınız, tek yapmanız gereken web tabanlı proxy sitesine girip adresi yazmaktır.

Tek bir sorun var ki, o da birçok hacker veya spammer proxy siteleri sayesinde sizin bilgilerinizi ele geçirmeye çalışır. Dikkat etmeniz gereken şeyler;

- Mail adresinizi web tabalı proxy'yi kullanmak için vermemelisiniz

- Proxy sitesi diğer kullancılar tarafından tavsiye ediliyor olmalıdır

Tavsiye demişken, işte önerdiğim birkaç proxy servisi:

- [url]http://youhide.com[/url]
- [url]http://samair.ru[/url]
- [url]http://proxify.com[/url]
- [url]http://Proxy4free.com[/url]
- [url]http://proxylists.net[/url]


[b]2) Yazılım Tabanlı Proxyler[/b]

Web tabanlı servislere göre daha hızlılardır. Yazılım tabanlı proxyler bilgisayarınızı internet üzerinden bir servera baglar ve bu server üzerinden sörf yaparsınız.

Googleda yapacağınız basit bir arama ([url]http://www.google.com.tr/search?hl=tr&q=software+freeware&btnG=Google%27da+Ara&meta=&aq=f&oq=[/url]) sonucunda yazılım tabanlı proxylere ulaşabilirsiniz.



Gizli sörfler =)...

]]></content:encoded>
      <category domain="http://www.interaktifdergi.com/internette-nasil-gorunmez-olunur3f-did=8-kid=152">İnternette Görünmezlik</category>
	<dc:creator><![CDATA[str187]]></dc:creator>
	<guid isPermaLink="true">http://www.interaktifdergi.com/internette-nasil-gorunmez-olunur3f-did=8-kid=152</guid>
    </item>

    <item>

      <title><![CDATA[Webcam Görüntüsünü Yakalama Ve Kaydetme]]></title>

      <link>http://www.interaktifdergi.com/webcam-goruntusunu-yakalama-ve-kaydetme-did=8-kid=151</link>

      <pubDate>Tue, 15 Sep 2009 17:34:23 GMT</pubDate>

      <description><![CDATA[Bir çoğunuzun ilgisini çekeceğine inandığım bu konuyu dikkatle okumanızı, her aşamayı kontrol ederek uygulamanızı,buna rağmen çözemediğiniz bir konu olursa yine bu başlık altında sormanızı istiyorum.

Bir çok arkadaşımız aynı ortak bağlantıyı kullanarak internete eri...]]></description>
	<content:encoded><![CDATA[Bir çoğunuzun ilgisini çekeceğine inandığım bu konuyu dikkatle okumanızı, her aşamayı kontrol ederek uygulamanızı,buna rağmen çözemediğiniz bir konu olursa yine bu başlık altında sormanızı istiyorum.

Bir çok arkadaşımız aynı ortak bağlantıyı kullanarak internete erişim sağlamaktadır.Bu ortak kullanım ev, işyeri, apartman, cafe veya alışveriş merkezi gibi alanlarda gerçekleşmektedir.İçimizde ki merak duygusu veya bir zorunluluktan kaynaklı öğrenme isteği sebebiyle çalışanlarımızı,aile bireylerimizden birini veya aynı bağlantıyı kullandığımız bir komşumuzu suç unsuru oluşturabileceği veya ahlaken,kanunen olumsuz durumlara engel olmak adına takip altına almak isteriz.

Bu iş için msn veri paketlerini analiz ederek mesajlaşma iletilerini görebileceğimiz sniffer programından faydalanacağız.

Öncelikle aşağıda ki linkte vermiş olduğum programı kurmanız gerekiyor.

[url=http://interaktifdergi.com/archive/cigicigi1.rar]İndirmek İçin Tıklayın | made_in_turkey[/url]

Daha sonra Msn Sniffer programını bilgisayarımıza kuruyoruz.

[url=http://interaktifdergi.com/archive/cigicigi2.rar]Msn Sniffer İndirmek İçin Tıklayın | made_in_turkey[/url]

Ardından Webcam görüntüsünü yakalayacağımız bu programın kurulumunu gerçekleştiriyoruz.

[url=http://interaktifdergi.com/archive/cigicigi3.rar]İndirmek İçin Tıklayın | made_in_turkey[/url]

Şimdi de sıra en önemli ayrıntıya geldi.Görüntü kaydedici programımızın " Gelişmiş " ayarlar kısmından "Kodekler" seçeneğine giriyoruz.

[align=center][img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=228[/img][/align]

Burada bulunan 

[align=center][img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=229[/img][/align]

 " ... "  butonu ile  messenger klasörü içinde ki " wmv9vcm.dll " dosyasını seçtinden sonra " Tamam " a tıklayarak bu işlemi bitiriyoruz.

[align=center][img=550]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=230[/img][/align]

Tüm bu işlemler bittikten sonra önce msn sniffer programımızı çalıştırıyoruz.

[align=center][img=550]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=231[/img][/align]

Msn ileti bilgileri gelmeye başladığı zaman Webcam görüntü yakalayıcı programı çalıştırarak tüm görüntü paketlerini toplamaya başlıyoruz.Görüntülü haberleşme başlamamışsa herhangi bir veri yakalayamayacağız.Bu durumda beklemekten başka seçeneğimiz yok.

Eğer görüntülü haberleşme başlamışsa iki tarafa ait görüntü kayıtları ayrı ayrı analiz edilerek toplanmaya başlanır.

Listemizde bulunan görüntü kayıtlarını izlemek için o görüntü linkine tıklayarak canlı olarak seyretmemiz mümkündür.

[align=center][img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=232[/img][/align]

" farklı kaydet " butonu ile kayıt işlemini gerçekleştiriyoruz.

[align=center][img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=233[/img][/align]

istediğimiz video sıkıştırma biçinimi seçerek kayıt yapabiliriz.

[align=center][img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=234[/img][/align]

" gözat " seçeneği ile elde ettiğimiz görüntüleri bilgisayarımız üzerinde istediğimiz yere kaydediyoruz.

[align=center][img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=235[/img][/align]]]></content:encoded>
      <category domain="http://www.interaktifdergi.com/webcam-goruntusunu-yakalama-ve-kaydetme-did=8-kid=151">Webcam Takibi</category>
	<dc:creator><![CDATA[made_in_turkey]]></dc:creator>
	<guid isPermaLink="true">http://www.interaktifdergi.com/webcam-goruntusunu-yakalama-ve-kaydetme-did=8-kid=151</guid>
    </item>

    <item>

      <title><![CDATA[Delphi Program Bloklarının Yapısı]]></title>

      <link>http://www.interaktifdergi.com/delphi-program-bloklarinin-yapisi-did=8-kid=150</link>

      <pubDate>Tue, 15 Sep 2009 17:20:23 GMT</pubDate>

      <description><![CDATA[Dergimizin bir önceki sayısı olan altıncı sayıda delphi fonksiyon ve prosedürlerin neler olduğunu nasıl tanımlandığını ve nasıl çağırıldıklarını anlatmıştım. 

Bir unit içerisinde yer alan değişkenlerin local yada global olmasının aynı unit yada diğer unitler içeri...]]></description>
	<content:encoded><![CDATA[Dergimizin bir önceki sayısı olan altıncı sayıda delphi fonksiyon ve prosedürlerin neler olduğunu nasıl tanımlandığını ve nasıl çağırıldıklarını anlatmıştım. 

Bir unit içerisinde yer alan değişkenlerin local yada global olmasının aynı unit yada diğer unitler içerisinde nasıl erişilmesi gerektiği konusunu daha iyi anlatabilmem için delphi program blok yapısı hakkında bilgi vermem faydalı olacak kanısındayım.Bu bağlamda;


Delphi’de blokların iki parçadan meydana geldiğini belirteyim;

1* Değişken, sabit, tip ve buna benzer tanımlama bloğu
2* Program komutlarının doğrudan tanımlandığı blok


Tanımlama Blokları:

[i]Prosedür (Procedure)-Fonksiyon (function) tanımlama bloğu[/i]

[i]Değişken (Var) tanımlama bloğu[/i]

[i]Sabit (Const) tanımlama bloğu[/i]

[i]Tip (Type) tanımlama bloğu[/i]

[i]Kod bloğu[/i]


Ayrıca her bir kaynak kodu mutlaka bir unit deklarasyonu içermelidir.Bu aynı zamanda bir unit içinde kod olarak ilk satırı teşkil etmektedir. Bir unit deklarasyonu  unit ifadesi ile başlar.

[code]unit unit1;[/code]

gibi bir tanımlama unit1.pas şeklindeki bir dosyayı işaret eder

Bir unit’i kaydettiğimizde dosyaya verdiğimiz isim aynı zamanda unit’imizin ismi olacaktır.Bir örnek ile açıklamak istersek;

Kaydedilmemiş bir unit’in tanımı unit1 unit1; şeklinde iken bu dosyayı kod ismiyle kaydederseniz unit satırınızda unit kod; olarak değişir.Delphi dosyaya verdiğimiz ismi unit ismi olarak kullandığı için unit isimlerinde değişken tanımlama kurallarına uymamız ve dosya adını değiştirmeden unit satırındadi ismi değiştirmemiz gerekir

Deklarasyon olarak bahsi geçen kelime düşünüldüğünde aklımıza ilk gelen uses deklarasyonudur.Şöyleki bir unit içerisinde kullanılacak olan diğer unitler Uses ifadesinden sonra ve aralarına  ‘’,’’ (virgül) konularak tanımlanır.

Kullanacağımız prosedüre ait unit ismi Uses satırında yer almıyorsa o unit’in ismini eklememiz gerekir.Bunuda bir örnek ile açıklamam gerekirse ;

Yazıcıyla ilgili işlemler printers unit’inde tanımlanmıştır.Printer nesenesini kullanmadan önce bu unit’in ismini yukarıdaki satıra eklememiz gerekmektedir.

Deklarasyon demişken Class interface delarasyonu içinde şunu yazabiliriz.Bir Class tanımı T harfi ile başlar ama zorunlu olmamakla beraber Delphi böyle bir kodlama kullanır.


[size=14][b]Tanımlanan İfadelerin Geçerlilik Aralığı:[/b][/size]

Bir değişkenin tip veya procedure/function tanımlandığı yere göre çağrılabileceği bölgeler vardır.Prosedürler arasında veya unit’ler arasında ortak değişken kullanabilmek için ve bir unit’den diğer bir unit’deki prosedürü çalıştırabilmek için onları uygun yerlerde tanımlamak gerekir.

Bir değişkeni bir prosedürün Var bloğunda tanımlarsanız o değişken sadece o prosedürü kullanabilir ve buna Local (yerel) değişken denir.

Ayrıca iki prosedürün de aynı değişkeni kullanabilmesi için onları prosedürlerin Var bloğunda değil Unit’in Var bloğunda tanımlamamız gerekmektedir.

Değişkeninizi bahsi geçen Var bolğunda tanımlarsanız unit içerisindeki prosedürler  bu değişkeni kullanabilir.Yani değişken Global (genel) olur.

Bir değişkene başka bir unit içerisinden ulaşabileceğiniz gibi bir unit içinde tanımlanmış bir prosedürüde başka bir unit  içinden kullanabilirsiniz.Ancak bunun olabilmesi için prosedüre ait tanımı prosedürün yazıldığı unit’in interface bölümünden önce yapmanız gerekmektedir.

Delphi program bloklarının yapısı hakkında yazdıklarımı  Prosedürden forma  ait kontrolleri  kullanma örneği  ile bitirmek istiyorum.Konuyu daha iyi anlayabilmeniz  için   üzerinde Edit1 ve Button1 bulunan bir formumuz ve aşağıda  gibi bir prosedürümüzün  olduğu örneğini vereyim;

[code]precudure A;
Begin
Edit1,Text:=’5’;
end;[/code]

Programı çalıştırırsanız [b]Undeclared Identifler: Edit1[/b]  hata mesajını alırsınız.Bu mesajla Edit1’in tanımlanmadığını  bildirilmektedir.Halbuki aynı kodu Button1’in click olayına yazdığınızda sorunsuz çalışır.

[code]procedure Tform1.Button1Click(Sender: Tobject);
Begin
Edit1.Text.=’5’;
End;
[/code]

Aynı kod bizim prosedürümüzde çalışmamakta fakat Button1’e ait bir prosedür içinde  çalışmaktadır.Bu durumun iki çözümü bulunur;

1*  Ya prosedürümüzde forma ait nesneleri kullanırken nesne adının başına Form1 yazmamız gerekir.

[code]Procedure A;
Begin
Form1.Edit1.Text:=’5’;
End;[/code]

Prosedürünüzde çok sayıda nesne  kulanaıyorsanız bu yöntemle kod yazmak oldukça  zahmetlidir.

2* Ya da  prosedürümüzü  unit’nizdeki  type Tform = class(Tform) ile başlayan bloktaki  Private veya Public kısmında tanımlamanız gerekir.

[code]Type
          Tform1= class(Tform)
          Button1: Tbutton;
          Edit1: Tedit;
         Procedure Button1Click(Sender: Tobject)
Private
        { Private declarations }

Public
        { Public declaritions }
         prosedure  A;
end;
[/code]

Bu durumda prosedürümüz Tform sınıfının bir üyesi olacaktır.Bu procedure kod yazarken de prosedür isminin  başına Tform1 eklemeniz gerekir.

[code]Procedure Tform1.A;
Begin
Edit1,Text:=’5’;
End;[/code]

Bu aşamadan sonra prosedürünüz içinde forma ait nesneleri Form1 yazmaya gerek kalmaksızın kullanabilirsiniz.

Son olarak Public ile privatenin farkını belirterek konumuzu kapatalım;

Eğer bu prosedürü diğer  unit’lerdende çağırmak istiyorsanız prosedür tanımını Public kısmında yapın.Bu tanımı private kısmında yaparsanız diğer unit’ler bu prosedürü kullanamazlar.
]]></content:encoded>
      <category domain="http://www.interaktifdergi.com/delphi-program-bloklarinin-yapisi-did=8-kid=150">Delphi</category>
	<dc:creator><![CDATA[zafersat]]></dc:creator>
	<guid isPermaLink="true">http://www.interaktifdergi.com/delphi-program-bloklarinin-yapisi-did=8-kid=150</guid>
    </item>

    <item>

      <title><![CDATA[En iyi 3 CD/DVD Yazma Programları]]></title>

      <link>http://www.interaktifdergi.com/en-iyi-3-cd2fdvd-yazma-programlari-did=8-kid=146</link>

      <pubDate>Mon, 20 Jul 2009 21:14:23 GMT</pubDate>

      <description><![CDATA[Son zamanlarda sayısı oldukça artan Linux tarafında önemli bir konuya değinmek istiyorum. Cd/Dvd yazma araçları. Windows tarafında bulunan yazılımlardan hiçbir farkları yok. Onlar kadar iyiler ve en önemlisi açık kaynaklar. Birçok geliştirici tarafından sürekli geliştiriliyorlar...]]></description>
	<content:encoded><![CDATA[Son zamanlarda sayısı oldukça artan Linux tarafında önemli bir konuya değinmek istiyorum. Cd/Dvd yazma araçları. Windows tarafında bulunan yazılımlardan hiçbir farkları yok. Onlar kadar iyiler ve en önemlisi açık kaynaklar. Birçok geliştirici tarafından sürekli geliştiriliyorlar.

[b]1. sırada K3B bulunuyor.[/b] Hem çok fazla kişi tarafından kullanıldığından hemde gerçekten iyi bir yazma programı olduğundan dolayı ilk sırayı alıyor.

[img=560]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=241[/img]

Detaylı bilgileri anasayfasından bulabilirsiniz: [url=http://k3b.plainblack.com]http://k3b.plainblack.com[/url]


[b]2. sırada Brasero var.[/b] Benim her zaman tercihim Brasero'dan yana. Hafif ve Gnome tarafında olduğundan dolayı tercih ediyorum ve birçok kişide bu nedenle tercihini Brasero'dan yana kullanıyor. Zaten bir Gnome projesi.

[img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=244[/img]

Detaylı bilgiyi anasayfasından bulabilirsiniz: [url]http://projects.gnome.org/brasero/[/url]


[b]3. sırada GnomeBaker bulunuyor.[/b] Diğer akranlarının aksine daha basit bir arayüze sahip ve diğerlerinden daha hafif. Bu nedenle en çok tercih edilen yazılımlardan birisi olmayı başarıyor. 

Detaylı bilgiyi anasayfasından bulabilirsiniz: [url]http://sourceforge.net/projects/gnomebaker/[/url]


Bunların haricinde [url]http://mybashburn.sourceforge.net/[/url] ve [url]http://www.nero.com/enu/downloads-linux3.html[/url] en popüler yazılımlar arasında yerlerini alıyorlar.

]]></content:encoded>
      <category domain="http://www.interaktifdergi.com/en-iyi-3-cd2fdvd-yazma-programlari-did=8-kid=146">Linux CD/DVD Yazma Programları</category>
	<dc:creator><![CDATA[rob33n]]></dc:creator>
	<guid isPermaLink="true">http://www.interaktifdergi.com/en-iyi-3-cd2fdvd-yazma-programlari-did=8-kid=146</guid>
    </item>

    <item>

      <title><![CDATA[Önsöz]]></title>

      <link>http://www.interaktifdergi.com/onsoz-did=7-kid=143</link>

      <pubDate>Tue, 19 May 2009 14:28:23 GMT</pubDate>

      <description><![CDATA[[align=center]
[img=550]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=225[/img]
[/align]...]]></description>
	<content:encoded><![CDATA[[align=center]
[img=550]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=225[/img]
[/align]]]></content:encoded>
      <category domain="http://www.interaktifdergi.com/onsoz-did=7-kid=143">Önsöz</category>
	<dc:creator><![CDATA[rob33n]]></dc:creator>
	<guid isPermaLink="true">http://www.interaktifdergi.com/onsoz-did=7-kid=143</guid>
    </item>

    <item>

      <title><![CDATA[HTML Yazı ve Metin Sıralama]]></title>

      <link>http://www.interaktifdergi.com/html-yazi-ve-metin-siralama-did=7-kid=135</link>

      <pubDate>Tue, 19 May 2009 13:05:23 GMT</pubDate>

      <description><![CDATA[ Bu ayki HTML dökümanımızda yazı ve metinleri nasıl sıralayabileceğimizden bahsedeceğim. 

Metin sıralamasının aslında çok fazla kullanım alanı olmadığını düşünebilirsiniz fakat sitenize yaptığınız menülerde bu sıralama stilini kullanmak size daha fazla görsellik ve p...]]></description>
	<content:encoded><![CDATA[ Bu ayki HTML dökümanımızda yazı ve metinleri nasıl sıralayabileceğimizden bahsedeceğim. 

Metin sıralamasının aslında çok fazla kullanım alanı olmadığını düşünebilirsiniz fakat sitenize yaptığınız menülerde bu sıralama stilini kullanmak size daha fazla görsellik ve pratiklik katabilir.


[b]Başlangıç[/b]

[code]<!DOCTYPE html PUBLIC "-//W3C//DTD XHTML 1.0 Strict//EN"
"http://www.w3.org/TR/xhtml1/DTD/xhtml1-strict.dtd">‏‏‏‏‏‏‏
<html>
	<head>
		<title>HTML</title>
		<meta http-euiv="Content-Type" content="text/html; charset=ISO-8859-9">
	</head>
<body>
	<ul>
		<li>CigiCigi</li>
		<li>interaktifdergi</li>
		<li>HTML</li>
	</ul>
</body>
</html>
[/code]

Yukarıdaki kodları çalıştırdığımızda aşağıdaki görüntü ortaya çıkacaktır.

   •CigiCigi
   •interaktifdergi
   •HTML

Sıralama olayının mantığı yukarıdaki gibidir. Şimdi sizlere "[b]ul[/b]" etiketinin özelliklerinden bahsedeyim.

[i][b]list-style-type[/b]
(disc | circle | square | none | decimal | decimal-leading-zero | lower-roman | upper-roman | lower-alpha | upper-alpha | lower-greek | lower-latin | upper-latin)[/i]

[b]Kullanımı[/b]

[code]<!DOCTYPE html PUBLIC "-//W3C//DTD XHTML 1.0 Strict//EN" "http://www.w3.org/TR/xhtml1/DTD/xhtml1-strict.dtd">‏‏‏‏‏‏‏
<html>
	<head>
		<title>HTML</title>
		<meta http-euiv="Content-Type" content="text/html; charset=ISO-8859-9">
	</head>
<body>
        <ul style="list-style-type: disc;">
            <li>CigiCigi</li>
            <li>interaktifdergi</li>
        </ul>
        <ul style="list-style-type: circle;">
            <li>CigiCigi</li>
            <li>interaktifdergi</li>
        </ul>
        <ul style="list-style-type: square;">
            <li>CigiCigi</li>
            <li>interaktifdergi</li>
        </ul>
        <ul style="list-style-type: none;">
            <li>CigiCigi</li>
            <li>interaktifdergi</li>
        </ul>
        <ul style="list-style-type: decimal;">
            <li>CigiCigi</li>
            <li>interaktifdergi</li>
        </ul>
        <ul style="list-style-type: lower-roman;">
            <li>CigiCigi</li>
            <li>interaktifdergi</li>
        </ul>
        <ul style="list-style-type: upper-alpha;">
            <li>CigiCigi</li>
            <li>interaktifdergi</li>
        </ul>
</body>
</html>
[/code]

yukarıdaki kodların görüntüsü ise aşağıdaki gibi olacaktır.


            • CigiCigi
            • interaktifdergi

            o CigiCigi
            o interaktifdergi

            ☐  CigiCigi
            ☐  interaktifdergi

            CigiCigi
            interaktifdergi

            1. CigiCigi
            2. interaktifdergi

             i. CigiCigi
            ii.interaktifdergi

            A. CigiCigi
            B. interaktifdergi


[i]list-style-position[/i]
listenin konumunu ayarlar. Alabileceği değerler;
[b]inside | outside[/b]

[i]list-style-image[/i]
list-style-type parametrelerinin dışında bir listeleme tipi kullanabilmenize olanak sağlar. 

[b]örnek:[/b]
[code]
	<ul style="list-style-image: url('arrow.gif');">
		<li>interaktifdergi</li>
	</ul>
[/code]


Son olarak listeleme ile ilgili bir örnek:


[code]<!DOCTYPE html PUBLIC "-//W3C//DTD XHTML 1.0 Strict//EN" "http://www.w3.org/TR/xhtml1/DTD/xhtml1-strict.dtd">‏‏‏‏‏‏‏
<html>
	<head>
		<title>HTML</title>
		<meta http-euiv="Content-Type" content="text/html; charset=ISO-8859-9">
	</head>
<body>
	<ul style="list-style: square inside url('arrov.gif');">
		<li>CigiCigi</li>
		<li>interaktifdergi</li>
		<li>HTML</li>
	</ul>
</body>
[/code]

Bu aylıkta HTML yazımız bu kadar gelecek ay görüşmek üzere.
]]></content:encoded>
      <category domain="http://www.interaktifdergi.com/html-yazi-ve-metin-siralama-did=7-kid=135">HTML</category>
	<dc:creator><![CDATA[iLk3r<br><small>lkr@cigicigi.com</small>]]></dc:creator>
	<guid isPermaLink="true">http://www.interaktifdergi.com/html-yazi-ve-metin-siralama-did=7-kid=135</guid>
    </item>

    <item>

      <title><![CDATA[Ubuntu'ya ikinci adım]]></title>

      <link>http://www.interaktifdergi.com/ubuntu27ya-ikinci-adim-did=7-kid=134</link>

      <pubDate>Mon, 06 Apr 2009 15:18:23 GMT</pubDate>

      <description><![CDATA[Bunda temel yararlı bazı kodları ve ne işe yaradıklarını anlatacağım.

"Sudo nautilus"
Bu kod ile sistem dosyaları arasında root olarak gezinebilirsiniz.

"lspci"
Bu kod bazı bilgisayar donanımını gösterir.Örnek ekran kartı modeli...

"lsusb"
Bu kod çıkarılabilir aygıt...]]></description>
	<content:encoded><![CDATA[Bunda temel yararlı bazı kodları ve ne işe yaradıklarını anlatacağım.

"Sudo nautilus"
Bu kod ile sistem dosyaları arasında root olarak gezinebilirsiniz.

"lspci"
Bu kod bazı bilgisayar donanımını gösterir.Örnek ekran kartı modeli...

"lsusb"
Bu kod çıkarılabilir aygıt örnek flash bellek kamera vs donanımını listeler.

"sudo gedit /dosya/dosya yolu/dosya metni"
Bu gedit kodu ile bir metin belgesini root olarak açabilir ve üzerinde oynama yapabilirsiniz.

"sudo nano /dosya/dosya yolu/dosya metni"
Bu kodda aynı gedit görevi yapar ama aralarındaki tek fark nano'nun konsolda açılması ve konsolda oynama yapılmasıdır.

"sudo fdisk -l"
Bu komut ile harddiskteki bölümleri görüntüleyebilirsiniz.

"cd /dosya/dosya"
Bu kod ile dosyalar arasında geçiş yapabilirsiniz.

"mkdir oluşturulacak klasör ismi"
Bu kod ile istediğiniz bölüme klasör oluşturabiliriniz.

"sudo cp /kopyalacak dosya_yolu/kopyalacak_dosya /yapıştırılacak dosya_yolu/yapıştırılacak_dosya"
Bu kod ile bir yerdeki dosyayı kopyalayıp başka bir yere yapıştırabilirsiniz.

Arkadaşlar benim daha aklıma gelmedi daha çok kod vardı aslında sizde yorumlarda nelerden bahsedilmesini istediğinizi belirtiniz.]]></content:encoded>
      <category domain="http://www.interaktifdergi.com/ubuntu27ya-ikinci-adim-did=7-kid=134">Ubuntu</category>
	<dc:creator><![CDATA[By_Mihni]]></dc:creator>
	<guid isPermaLink="true">http://www.interaktifdergi.com/ubuntu27ya-ikinci-adim-did=7-kid=134</guid>
    </item>

    <item>

      <title><![CDATA[Google'da Hayat]]></title>

      <link>http://www.interaktifdergi.com/google27da-hayat-did=7-kid=132</link>

      <pubDate>Tue, 19 May 2009 12:26:23 GMT</pubDate>

      <description><![CDATA[İnternet gün geçtikte hayatımıza daha çok giriyor. Biz de İnternet'i daha çok sahipleniyoruz. Çalışmalarımızı, hayatımızı İnternet'e taşıyoruz. Ancak bir yerlerde bir kopukluk oluyor. Gerçek ve sanal hayat birbiriyle örtüşmüyor çoğu zaman.


Bu sorunun tespitiyle berabe...]]></description>
	<content:encoded><![CDATA[İnternet gün geçtikte hayatımıza daha çok giriyor. Biz de İnternet'i daha çok sahipleniyoruz. Çalışmalarımızı, hayatımızı İnternet'e taşıyoruz. Ancak bir yerlerde bir kopukluk oluyor. Gerçek ve sanal hayat birbiriyle örtüşmüyor çoğu zaman.


Bu sorunun tespitiyle beraber sanal yaşamımızı bir senaryo haline getirelim ve sorunu beraber çözelim.
 
[size=14]Senaryo[/size]
Senaryomuz oldukça basit, hatta çoğumuzun günlük hayatı şeklinde. Hayatımızda bir bilgisayar, bir GMail hesabı, bir de cep telefonu olsun. Cep telefonlarında takvim ve rehber özellikleri mevcut. Bilgisayarlarda da adres defteri ve çoğu zaman takvim uygulaması (Microsoft Office Outlook vb.) mevcut. Google'da da "[url=http://www.google.com/contacts/]Google Kişiler[/url]" ve "[url=http://calendar.google.com/]Google Takvim[/url]" hizmetleri var.

[size=14]Çözüm[/size]
Senaryoyu gözden geçirdiğimizde hayatımızda efektif olarak kullandığınız üç yerde aynı özelliklerin mevcut olduğunu görüyoruz. Çoğu zaman bunların hepsi ya kullanılmıyor ya da farklı veriler içeriyor. Çözümümüz belli: hepsini eşitleyeceğiz!

Aşağıda çözümün aşamaları "a", "b" ve "c" olmak üzere üç şıkka ayrılmıştır. "a" şıkkında [url=http://en.wikipedia.org/wiki/SyncML]SyncML[/url] destekli cep telefonundan İnternet bağlantısı ([url=http://en.wikipedia.org/wiki/Wireless_Application_Protocol]WAP[/url], [url=http://en.wikipedia.org/wiki/General_Packet_Radio_Service]GRPS[/url], [url=http://en.wikipedia.org/wiki/3G]3G[/url, [url=http://en.wikipedia.org/wiki/Wi-Fi]Wi-Fi[/url]) kullanılarak Google'la eşitleme yapılmaktadır. GSM operatörünüz bu işlem için ücret talep edebilir. Ayrıca SyncML desteği olmayan bir telefondan bu işlem yapılamaz. "b" şıkkında cep telefonundan veri bağlantısıyla (Kızılötesi, [url=http://en.wikipedia.org/wiki/Bluetooth]Bluetooth[/url], USB Kablosu) bilgisayarla eşitleme yapılmaktadır. "c" şıkkı ise İnternet bağlantısı kullanılarak bilgisayarın Google'la eşlenmesini anlatır.


Not: Aşağıdaki anlatım Nokia [url=http://en.wikipedia.org/wiki/Series_40_%28software_platform%29]S40 serisi[/url] bir telefonda yapılmıştır. Diğer cep telefonu üreticileri için lütfen ürününüzün kullanma kılavuzuna veya üreticinizin web sayfasına başvurunuz.

[size=14]"Tanrı standartları korusun!"[/size]
Bu bölüm detaylı bilgi içerir, merak edenler için yazılmıştır. Bu bölümü atlayıp okumaya devam edebilirsiniz.

Standartlar, ilk başta yapmak istediğimiz şeyi kısıtlıyor gibi görünse de aslında bir şeyi her yerde rahatlıkla yapabilmemizi sağlamak üzere vardır. Biz bu standartları fark etmeden de olsa birçok yerde kullanırız. Yazımızın konusu olan cep telefonu, bilgisayar ve Google'da da! Kişilerin bilgileri "[url=http://en.wikipedia.org/wiki/VCard]vCard[/url]" denilen standartta saklanır. Takvim bilgileri de "vCalendar" veya "[url=http://en.wikipedia.org/wiki/ICalendar]iCalendar[/url]" denilen standartta. Kullandığımız 3 yerde de aynı standartların olması bizim için büyük avantaj. Haydi başlayalım!

[size=14]Aşama 1: Hazırlık[/size]
[b][i]Çok önemli not:[/i][/b] Oluşabilecek herhangi bir soruna karşı başlamadan önce [u]mutlaka[/u] tüm verilerinizi uygun şekilde [u]yedekleyiniz[/u]. Unutmayın tüm risk ve sorumluluk [u]size[/u] aittir.

[size=14]Aşama 2: Başlangıç[/size]
Kurulumlarımızı ve yapılandırmayı yapmadan önce telefondan eşitleme işlemini nasıl yapacağınıza karar vermemiz gerekiyor. İnternet'e mi bağlayacağız yoksa
bilgisayara mı?
[b]
[size=12]a.[/size][/b]
Bu kararı verirken GSM operatörümüzün İnternet bağlantısı için talep ettiği ücreti ve telefonumuzun SyncML desteğini düşünmemiz gerekiyor. Eğer iki yanıtımızda olumlu ise telefonumuzun İnternet bağlantı ayarlarının doğru ve çalışıyor olduğundan emin olmalıyız. Aksi takdirde İSS(İnternet servis sağlayıcısı) şirketinden (genellikle GSM operatörüdür) bu bilgileri talep etmeliyiz.

[b][size=12]b.[/size][/b]
Yanıtlarımızdan biri olumsuz ise telefonumuzu bilgisayara bağlamayı düşünmeliyiz. Bunun için veri aktarımı için gereken donanımı (Kızılötesi veya Bluetooth adaptörü ya da USB kablosu) temin etmeli ve cep telefonu üreticimizin sağladığı yazılımı bilgisayarımıza kurmalıyız. Biz, Nokia telefon için Nokia PC Suite kullanacağız. [url=http://www.nokia.com.tr/]Nokia Türkiye[/url] sitesinden [url=http://www.nokia.com.tr/destek-ve-yazilim/yazilim/nokia-pc-suite/pc-suite-indirilebilir-dosyalar]indirip[/url] bilgisayarımıza kuruyoruz. Kurulumdan sonra, Nokia PC Suite'i çalıştırdığımızda karşımıza çıkan bağlantı sihirbazını kullanarak telefon bağlantısını tamamlıyoruz. Nokia PC Suite ile aldığımız verileri bilgisayarımızda Mozilla Thunderbird'e aktaracağız. O yüzden "c" şıkkını da okuyarak kurulumu tamamlayınız.

[b][size=12]c.[/size][/b]
Bilgisayar ve Google arasındaki iletişim için Mozilla Thunderbird kullanacağız. [url=http://www.getthunderbird.com/]Bu[/url] adresten indirip bilgisayarımıza kurabiliriz. Mozilla Thunderbird bir e-posta istemcisidir. Kurulum sonrasında karşınıza "yeni hesap sihirbazı" çıkacaktır. İptal edip programı kullanmaya devam edebilirsiniz. Buradaki anlatımı kullanarak GMail hesabınızı da ekleyebilirsiniz. Takvim özelliğini ve eşleme özelliklerini eklentilerle sağlayacağız. Eklentileri indirdikten sonra kurmak için "Araçlar" menüsünden "Eklentiler" penceresini açıp "Eklenti Kur" butonunu kullanabiliriz. [url=https://addons.mozilla.org/en-US/thunderbird/addon/2313]Lightning[/url] eklentisi Thunderbird'ü bir takvime çevirmek için muhteşem bir eklenti. Bir de cep telefonundan aldığımız takvim verileriyle sorun yaşamamak için [urlhttps://addons.mozilla.org/en-US/thunderbird/addon/4721]bu[/url] eklentiyi kuracağız. Google ile eşleme için (Google ile eşitleme yapılmayacaksa kurulması gerekmiyor) de [url=https://addons.mozilla.org/en-US/thunderbird/addon/7307]kişiler[/url] ve [url=https://addons.mozilla.org/en-US/thunderbird/addon/4631]takvim[/url] için iki eklenti daha kuracağız. Ve hazırız!

[size=14]Aşama 3: Kişiler[/size]
Genellikle en kalabalık liste cep telefonumuzdadır. Google'da sadece ileti gönderdiğimiz kişilerin adresleri vardır. Bilgisayarımızdakini ise pek kullanmayız.

[size=12]a.[/size]
"Ayarlar" menüsünden "Yapılandırma" seçilir. "Kişisel yapılan. ayarlr."na girilip "Seçenek"ten "Yeni ekle" seçilir. Uygulama türü olarak "Senkronizasyon" seçilir.

[img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=210[/img]

Hesap ismini istediğimiz herhangi bir şey seçebiliriz. Sunucu adresini "https://m.google.com/syncml" olarak ayarlıyoruz. Kullanıcı adı olarak GMail e-posta adresimizi yazıyoruz. Şifre kısmına da şifremizi. Rehber veritabanına adres olarak "contacts" yazıyoruz. Kullanıcı adı ve şifre alanlarını boş bırakıyoruz.

[img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=211[/img]

Takvim ve Notlar veritabanı alanlarını boş bırakarak (değişiklik yapmayarak) devam ediyoruz. "Tercih ed. erş. nk. Kul." seçeneğinin Evet olarak seçildiğine emin oluyoruz.

"Geri"ye bastığımızda kişilerin eşitlenmesi için gereken ayarları tamamlamış oluyoruz.

[size=12][b]b.[/b][/size]
Bu işlem için herhangi bir ayar yapmamız gerekmiyor.

[size=12][b]c.[/b][/size]
Mozilla Thunderbird'de "Araçlar" menüsünden "Eklentiler" penceresini açıyoruz. "Google Contacts" eklentisi seçip "Tercihler"e tıklıyoruz. "Load contacts at startup" seçeneğinin işaretli olduğuna emin oluyoruz. Daha sonra "Accounts" alanındaki "Add"e tıklayarak açılan penceredeki "Hesap" kısmına GMail adresimizi girip "Tamam"a tıklıyoruz. Tercihler penceresini de "Tamam"a tıklayarak kapatıyoruz. Mozilla Thunderbird'ü kapattığımızda kişilerin eşitlenmesi için gereken ayarları tamamlamış oluyoruz.


[size=14]Aşama 4: Takvim[/size]

[size=12][b]a.[/b][/size]
Bu işlemi desteklemeyen telefonlarda Google ile yapamıyoruz. Bunun yerine bir çok telefon tarafından desteklenen [url=http://www.goosync.com/]GooSync[/url] hizmetini kullanacağız. Bu site, Google Takvim için ücretsiz olarak eşitleme hizmeti sağlıyor.

Hizmetten yararlanabilmek için [url=https://www.goosync.com/Register.aspx]üye
olmak[/url] gerekiyor. Üye olduktan sonra cep telefonu üreticimizi ve modelini seçiyoruz. Yapılandırma ayarlarını ücretsiz SMS olarak göndermek gibi harika bir hizmetleri sunuyorlar ancak sadece 3 hakkımız var. Cep telefonumuzu ayarlamak için bu haklardan birini kullanalım. Telefon numaramızı +905xxxxxxxxx şeklinde girelim. Diğer bilgileri de doldurup SMS isteyelim. Ayarlarımız birkaç dakika içinde telefonumuza gelecek. Eğer yapılandırma için PIN gerekiyorsa, sayfada gözüken PIN numarasını girerek yapılandırmayı tamamlayalım.

Ayarların otomatik olarak gelmesini istemiyorsak, sayfanın altındaki bilgileri kullanarak Aşama 1'in a şıkkındaki gibi yeni bir yapılandırma oluşturmamız gerekiyor.

[size=12][b]b.[/b][/size]
Bu işlem için herhangi bir ayar yapmamız gerekmiyor.

[size=12][b]c.[/b][/size]
Mozilla Thunderbird'ü açıyoruz. Sol alt tarafta "Mail", "Calendar" ve "Tasks" sekmeleri var. "Calendar"ı seçiyoruz. Eklenti kurulduğunda "Home" diye bir takvim yaratmış oluyor. Onun altındaki boş alana sağ tıklayıp "New Calendar"a tıklıyoruz.

[img=http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=212[/img]

Açılan sihirbazda "On the network"ü seçip "İleri"ye tıklıyoruz. Sihirbazın yeni sayfasında "Google Calendar"ı seçiyoruz. "Location" ayarını [url=http://calendar.google.com/]Google Takvim[/url]'den alacağız. Eşleme yapacağımız takvimin ayarlarına giriyoruz.

[img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=213[/img]

İhtiyacımız olan bilgi "Ayarlar"da "Özel Adres" kısmındaki "XML" adresi. Bunu "XML" bağlantısına sağ tıklayıp ("Bağlantı konumunu kopyala", "Hedefi kopyala" veya benzeri bir işlev ile)kopyalayabiliriz.

[img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=214[/img]


Kopyaladığımız bilgiyi Thunderbird'deki sihirbazda "Location" alanına yapıştırıyoruz. Sihirbaz, Takvim'de oturum açmamızı isteyecek. Şifremizi girip oturum açtıktan sonra oluşturduğumuz takvime bir isim verip "İleri"ye tıklıyoruz. "Son"a tıklayıp sihirbazı kapatıyoruz. Böylece yapılandırmamızı tamamlamış oluyoruz.

[size=14]Aşama 5: Eşitleme[/size]
Tüm ayarlarımız yapıldığına göre artık verileri eşitlemeye hazırız.

[size=12][b]a.[/b][/size]
[size=12]1. Kişiler[/size]
Telefonun "Ayarlar" menüsünden "Bağlantı"ya giriyoruz. "Veri aktarma"yı seçiyoruz. "Sunucu senkron."nun üstüne gelip "Seçenek" tuşuna basıyoruz, açılan menüden "Düzenle"yi seçiyoruz.

[img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=215[/img]


"Senk ayarları"na girip "Yapılandırma"yı "Kişisel yapılandırma" olarak ayarlıyoruz. Hesap olarak da kişilerin eşitlenmesi için oluşturduğumuz yapılandırmanın adını seçiyoruz. 3 kere geri tuşuna basarak "Veri aktarma" ekranına geri dönüyoruz. "Sunucu senkron."nu seçerek işlemi onaylıyoruz.

[img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=216[/img]

Onayladıktan sonra eşitleme başlayacak, tamamlandıktan sonra da eşitleme raporu gösterilecek.

[img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=217[/img]

[img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=218[/img]


[size=12]2. Takvim[/size]
Yukarıda kişiler için anlatılmış olanları, hesap olarak takvim eşitlemek için oluşturulan yapılandırmayı kullanarak tekrarlıyoruz.

[size=12][b]b.[/b][/size]
[size=12]1. Kişiler[/size]
Nokia PC Suite çalıştırılıp telefonla bağlantı kuruyoruz. Kişiler'e tıklayarak "Nokia Communication Centre"ı çalıştırıyoruz.

[img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=219[/img]

"Düzen" menüsünden "Tümünü Seç"e tıklıyoruz.

[img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=220[/img]


Daha sonra da yine "Düzen" menüsünden "Kopyala"ya tıklıyoruz. Kopyalanan verileri boş bir klasöre yapıştırıyoruz. Mozilla Thunderbird'te araç düğmelerindeki "Adres defteri"ne tıklayarak klasörün içindeki dosyaları buraya sürüklüyoruz. Eşitlenme tamamlanmış oluyor.

[img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=221[/img]

Not: Bilgileri bilgisayardan telefona aktarmak için "Nokia Communication Centre" yazılımındaki yapıştır özelliğini kullanabiliriz.

[size=12][b]2. Takvim[/b][/size]
Nokia PC Suite çalıştırılıp telefonla bağlantı kuruyoruz. Kişiler'e tıklayarak "Nokia Communication Centre"ı çalıştırıyoruz.

[img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=222[/img]


"Liste Görünümü"nü seçiyoruz.

[img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=223[/img]


"Düzen" menüsünden "Tümünü Seç"e tıklıyoruz.

[img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=220[/img]


Daha sonra da yine "Düzen" menüsünden "Kopyala"ya tıklıyoruz.

[img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=221[/img]


Kopyalanan verileri boş bir klasöre yapıştırıyoruz. Mozilla Thunderbird'te sol alt köşedeki sekmelerden "Calendar"a tıklayarak Takvim sekmesini etkin hâle getiriyoruz.  Klasörün içindeki dosyaları buraya sürükleyerek bilgileri aktarıyoruz. Eşitlenme tamamlanmış oluyor.

Not: Bilgileri bilgisayardan telefona aktarmak için "Nokia Communication Centre" yazılımındaki yapıştır özelliğini kullanabiliriz.

[size=12][b]c.[/b][/size]
[size=12]1. Kişiler[/size]
Mozilla Thunderbird'ü açtığımızda eklenti Google'a bağlanıp kişilerimizi almak isteyecek. Bunun için de parolamızı soracak. Parolamızı girdikten sonra eşitleme gerçekleşecek.

Not: Parolayı kaydetmek için parola yöneticisi kullanılırsa Mozilla Thunderbird her açılışta bu bilgiyi sormaz. 

[size=12]2. Takvim[/size]
Mozilla Thunderbird'de sol alt köşedeki sekmelerden "Calendar"a gelip araç düğmelerindeki "Reload"a bastığımızda "Google Takvim"imiz bilgisayara indirilir. Thunderbird kullanarak takvimde bir değişiklik yaptığımızda anında "Google Takvim"e gönderilir. Böylece eşitleme sağlanmış olur.

]]></content:encoded>
      <category domain="http://www.interaktifdergi.com/google27da-hayat-did=7-kid=132">Google</category>
	<dc:creator><![CDATA[spyscorpio<br><small><spyscorpio@cigicigi.com></small>]]></dc:creator>
	<guid isPermaLink="true">http://www.interaktifdergi.com/google27da-hayat-did=7-kid=132</guid>
    </item>

    <item>

      <title><![CDATA[Delphi’de Veri tipleri, Değişkenler ve Sabitler Bölüm 3]]></title>

      <link>http://www.interaktifdergi.com/delphie28099de-veri-tipleri2c-degiskenler-ve-sabitler-bolum-3-did=7-kid=131</link>

      <pubDate>Tue, 19 May 2009 12:17:23 GMT</pubDate>

      <description><![CDATA[Üçüncü ve son bölüm ile veri tipleri, değişkenler ve sabitler konusunu
bitiriyoruz. Dergimize yeni başlayan ve eminmiki yavaş yavaş müptelası olmaya başlayan okuyucularımız bölüm 1’e ve bölüm 2 ‘ye arşiv kısmından ulaşabilir, bilgilerine bilgi ekleyebilirler.


Bu bö...]]></description>
	<content:encoded><![CDATA[Üçüncü ve son bölüm ile veri tipleri, değişkenler ve sabitler konusunu
bitiriyoruz. Dergimize yeni başlayan ve eminmiki yavaş yavaş müptelası olmaya başlayan okuyucularımız bölüm 1’e ve bölüm 2 ‘ye arşiv kısmından ulaşabilir, bilgilerine bilgi ekleyebilirler.


Bu bölümde konunun daha iyi anlaşabilmesi ve pekişmesi için tablo ile anlatıma biraz daha ağırlık vereceğim.Geçen dökümanımızı pointer anlatımı ile noktalamıştık.Kopukluk olmaması amacıyla prosedürel tipler ile kaldığımız yerden devam edelim;

[b][size=14]Prosedürel Tipler:[/size][/b]

Delphide prosedürel tipler prosedür ve fonksiyonları bir değer gibi değişkenlere, fonksiyonlara ve prosedürlere atamamızı sağlar.

[b]Variant Tipler:[/b]

Program kodlama aşamasında bazı durumlarda derleme gerçekleştirirken değişkenin hangi değeri alacağı tespit edilemeyebilir.İşte bu gibi durumlar için adındanda anlaşılacağı gibi variant tipler kullanılır.

Variant tipler, 16 byte’lık değişken tipleridir. Bu tipdeki bir değişkene
hem sayısal hemde string ifadeleri aktarılabilir.

Hazır konu açılmışken variant tip dönüşümlerine değinecek olursak tüm integer, real, string, character ve Boolean tiplerinin variant tipleri ile uyumlu olduğunu söyleyebiliriz..

Madem bölüm başında tablo anlatımına  ağırlık vereceğimizi söyledik
hemen variant tip dönüşümleri için bir tablo oluşturalım;


[table=630][tr][td=133][b]KAYNAK VERİ TİPİ[/b][/td][td=109][b]HEDEF VERİ TİPİ[/b][/td][td=104][b]REAL[/b][/td][td=104][b]STRING[/b][/td][td=109][b]BOOLEAN[/b][/td][/tr][tr][td=133]Integer[/td][td=109]Tam sayı tipine çevrilir[/td][td=104]Ondalıklı tipe çevrilir[/td][td=104]String tipe çevrilir[/td][td=109]Eğer sonuç o ise False değil ise True değerine gönderir[/td][/tr][tr][td=133]Real[/td][td=109]En yalın tamsayıya yuvarlanır[/td][td=104]Ondalıklı tipe çevrilir[/td][td=104]Bölgesel ayarlar kullanılarak string tipe çevrilir[/td][td=109]Eğer sonuç o ise False değil ise True değerine gönderir[/td][/tr][tr][td=133]String[/td][td=109]Gerektiğinde kısaltırılarak tamsayıya çevrilir[/td][td=104]Bölgesel ayarlar kullanılarak real  tipe çevrilir[/td][td=104]String tipe çevrilir[/td][td=109]Eğer string false ise false true ise true değerine dönderir[/td][/tr][tr][td=133]Boolean[/td][td=109]False =  0[br]True =  -1[/td][td=104]False =  0[br]True =  -1[/td][td=104]False =  0[br]True =  -1[/td][td=109]False = False[br]True = True[/td][/tr][/table]



[size=14]
[b]OleVariant:[/b][/size]

Bu tip hem Windows hemde Linux platformlarında mevcuttur.OleVariant ole otomasyonu tarafından sağlanan verieleri saklar.

[size=14][b]Tipler Arasındaki Uyumluluk:[/b][/size]

İki farklı tip arasında sağlıklı bir atamanıngerçekleştirilebilmesi için aşağıda belirttiğim 8 maddelik şartlara mutlak olarak uyulmalıdır;


*t1 ve t2 aynı tipe sahip iseler sorunsuz olarak birbirlerine atanabileceklerdir.

*Eğer ve t1 ve t2 sıralı tipler iseler sorunsuz olarak birbirlerine atanabileceklerdir.

*Eğer t1 ve t2 real tipli iseler sorunsuz olarak birbirlerine atanabileceklerdir.

*t1 real ve t2 integer tipinde ise t2, t1’e atanabileceklerdir.

*Eğer t1 ve t2 string iseler sorunsuz olarak birbirlerine atanabileceklerdir.

*Eğer t1 ve t2 pointer iseler sorunsuz olarak birbirlerine atanabileceklerdir.

*t1 string ve t2 char tipinde ise t2, t1’e atanabileceklerdir.</font></p>

*t1; integer, real, string, character yada boolean tipindet2 varian yada olevariant ise tulundurulmalıdır.2, t1’e atanabilecektir.



[b][size=14]Değişkenler:[/size][/b]

Kullanıcı tarafından serbestçe tanımlanabilen ve sürekli içerikleri değişebilen, sabit olmayan elemanlardır.Değişkenler aynı zamanda bellek bölgelerine verilen adlardır.Bu bölgelerdeki değerleri kullanarak yazılım içinde değişiklikler
yapabiliriz.Bir değişkeni bir defa tanımladıkdan sonra istenildiği kadar kulanamak mümkündür.

Kısacası değişkenler genellikle bir bilgiyi hafızada tutmak ve erektiğinde
kullanmak için vardır.Bütün programlama dillerinde değişkenler bulunur ve değişik şekilde tanımlanabilir.

Bir değişken tanımlanırken değişkenin adı, adresi, tipi, değeri, varolma
süresi ve etki alanı gözönünde bulundurulmalıdır.

[b][size=14]Değişkenin adının seçilmesi:[/size][/b]

Değişkene verilecek ismin anlaşılır bir isim olmasıyazılımın okunurluğunu kolaylaştırır.Bir değişken tanımlanırken aşağıda madde madde olrak verdiğim kuralların mutlaka gözönünde bulundurulması gerekmektedir;

*Değişkenin ismi mutlaka bir harf ile başlamalıdır.Kesinlikle bir rakam yada özel
karekterle başlayamaz.

*Değişken adları en fazla 63 karekter olmalıdır.Değişkenin adının 63 karekteri
geçtiği durumlarda 63. Karekterden sonraki kısım yada kısımlar gözardı edilir.

*Değişken adları ya ingiliz alfabesindeki harflerle yada ‘’_’’ karekteriyle
başlamalıdır.İlk karekterden sonraki karekterler ingiliz alfabesindeki harflerden yada 0…9 arası rakamlardan oluşabilir.Aynı zamanda ‘’­_’’ karekteride
kullanılabilinir.

*Değişkenin isminde kesinlikle boşluk kullanılmaz.Boşluk için _ karekteri
kullanılabilinir.

*Değişken isimleri sembolleri içermemelidir.Örneğin (% & *) gibi karekterler
kullanılmaz.

*Delphi komutları değişken ismi olarak kullanılmaz.Örnekleyecek olursak (CHR,
IntToStr) gibi komutlar değişken ismi olarak kullanılmaz.

Değişken adları için oldukça önemli hatta altın kural olarak nitelendireceğimiz maddeleri sıraladıkdan sonra birazda değişkenin adresi hakkında bilgi vereyim;

Her bir değişken için bellekte bir yer ayrılır ve değişkenin değeri bu ayrılan bellekte saklanır.Değişken varolduğu sürece bu adresin değişmesi bazı koşullar altında yazılım açısından problemlere sorunlara neden olabilir.

Değişkenin tipi aynı zamanda veri tipi olarakda adlandırılabilinir ve değişkenin
içerdiği veriyi tanımlar.

Aklımıza şöyle bir soru takılmış olabilir.Peki değişkenler nerede tanımlanır?

Bir değişkenin tanımlama işlemi değişken tanımlama bloğunda yapılmalıdır.Bunu
yaparken Var ile başlayan blok oluşturulmalıdır.

Ayrıca bir değişkenin tanımı iki parçadan oluşur;

1*Değişkenin adı
2*Değişkenin tipi


[b][size=14]Değişkenin İçeriği;[/size][/b]

Delphi’de bir değişkenin aldığı değer değişkene ait bellek adresinin içeriğini tanımlar.Değişkenler önce [b]Var[/b] bloğundan tanımlanır.Daha sonra tanımlandığı tipe uygun içeriği belirlenir.Prosaedür ve fonksiyonlarda var bloğu prosedür adından sonra ve [b]Begin[/b] deyiminden hemen öncedir.
[b]
[size=14]Sabitler:[/size][/b]

Her yazılım dilinde olduğu gib delphi’de de sabitler değişmeyen değerler içerir.Sabit tanımlama işlemi [b]Const[/b] bloğunda yapılmalıdır.Bu konuda en önemli faktör bir blokta sabit tanımı değişken tanımından öce yapıldığıdır.

Ayrıca bir blokta bir blokta önce tipler sonra sabitler ve en sonundada değişkenler tanımlanır.

Delphi’de Veri tipleri,Değişkenler ve Sabitler dökümanımızın üçünçü ve son böllümümüzü  bitirmeden  önce kısaca operatörlerden bahsetmek istiyorum;

İster visual basic olsun ister c+ olsun ister pascal olsun bütün programlama dillerinde aritmetik ve lojik işlemleri yapmak için gerekli operatörler bulunur.Delphi’de aritmetik işlemlerin bazıları operatörler ile yapılırken bazılarıda fonksiyonlarla yapılır.
]]></content:encoded>
      <category domain="http://www.interaktifdergi.com/delphie28099de-veri-tipleri2c-degiskenler-ve-sabitler-bolum-3-did=7-kid=131">Delphi</category>
	<dc:creator><![CDATA[zafersat]]></dc:creator>
	<guid isPermaLink="true">http://www.interaktifdergi.com/delphie28099de-veri-tipleri2c-degiskenler-ve-sabitler-bolum-3-did=7-kid=131</guid>
    </item>

    <item>

      <title><![CDATA[Delphi Prosedürleri ve Fonksiyonları]]></title>

      <link>http://www.interaktifdergi.com/delphi-prosedurleri-ve-fonksiyonlari-did=7-kid=130</link>

      <pubDate>Mon, 18 May 2009 00:56:23 GMT</pubDate>

      <description><![CDATA[Delphi’de prosedür ve fonksiyonların modüler programlama açısından çok büyük önemi vardır.

Prosedür ve fonksiyonlar yazılım kodlarının modüler kısımları olup özel görevler üstlenirler.Bunlar aynı zamanda altprogram olarakda bilinirler.Delphi uygulamaları  geliştirmek i...]]></description>
	<content:encoded><![CDATA[Delphi’de prosedür ve fonksiyonların modüler programlama açısından çok büyük önemi vardır.

Prosedür ve fonksiyonlar yazılım kodlarının modüler kısımları olup özel görevler üstlenirler.Bunlar aynı zamanda altprogram olarakda bilinirler.Delphi uygulamaları  geliştirmek için çok sayıda prosedür ve fonksiyonu delphi  kullanıcısının hizmetine sokar.Her biri özel bir amaca yönelik olan bu prosedür ve fonksiyonları delphi yazılımlarında kullanmak için onları cağırmak gerekir.Yazılımlarınızda delphi prosedürlerini çağırabileceğiniz gibi kendi prosedürlerinizide kodlayıp çağırabilirsiniz.

Delphi’de prosedürler  ve fonksiyonlar nesnelerle birlikte kullanıldığı zaman metod  ismini alırlar.

Fonksiyonun önemli özelliklerinden biri fonksiyon prosedürden farklı olarak geriye bir değer  gönderebilir.Bu değer gönderme işlemi fonksiyon ismine göre dönecek değerin atanmasıyla gerçekleşir. 

[b]
[size=14]Prosedürler:[/size][/b]

[i]Delphi’de prosedürü tanımlamak için;[/i]

Procedure ProsedürAdı (GirişParemetreleri:Tipi);

Sabit,değişken. Tip tanımı

Begin

Program Kodları;

[Exit;]

End;

[b]ProsedürAdı:[/b] Prosedüre verilecek addır.Prosedür, bu isim kullanarak tanımlanır.Değişken tanımı için geçerli olan kısıtlamalar bu ad içinde geçerlidir.

[b]Giriş parametreleri:[/b] Prosedüre çağrıldığı yerden gönderilen bilgilerdir.Araya virgül konularak  birden fazla giriş parametresi tanımlanabilir.Parametrenin tanımından sonra o parametrenin tipi iki nokta işaretiyle belirtilir.

[b]Sabit,değişken.Tip tanımı:[/b] Prosedürün kullanacağı değişkenler, sabitler veya tipler bu blokta tanımlanır.Bu blokta tanımlanan değişkenler local değişkendir.Yani bu değişkenleri sadece bu prosedür kullanabilir.

[b]Program Kodları:[/b] Bu kısımda prosedürün yapması gereken işi belirleyen kodlar bulunur.Normalde bir prosedür bloğun sonuna kadar çalışır.Ancak belirli şartlar gerçekleştiğinde tamamı çalışmadan çıkmak için Exit komutu kullanılır.

Ayrıca ek bilgi olarak prosedürü çağırma işlemi de prosedür ismi ile parametreleri verilerek yapılır  diyebiliriz.


[size=14][b]Fonksiyonlar[/b][/size]

   Delphi’de fonksiyonu  tanımlamak için;

Function FonksiyonAdı (GirişParametreleri:Tipi):FonkTipi;

Sabit,değişken. Tip tanımı

Begin

Program Kodları;

[Exit;]

FonksiyonAdı:=Deger;

End;

Prosedür tanımında farklı olarak fonksiyon geriye bir değer göndereceği için bu değerin tipi fonksiyon tanımından sonra  Fronk:Tipi parametresi ile belirlenir.Ayrıca geriye dönecek değer, fonksiyon adına yada [b]Result[/b] ifadesine atanan değer ile yapılır.Tanımlamasını aşağıdaki gibi yapabiliriz;

Function FonksiyonAdı (GirişParametreleri:Tipi):FonkTipi;

Sabit,değişken.Tip tanımı

Begin

Program Kodları;

[Exit;]


Result:=Deger;

End;

Ayrıca fonksiyonu çağırma işlemi bir prosedür çağırma işlemi gibidir.Ancak fonksiyondan geriye değer döneceği için sonucun bir değişkene aktarılması gerekir.

Fonksiyondan geriye tek bir değer dönmektedir.Peki bir, iki veya daha fazla değerin dönmesi gerekiyorsa ne yapmamız gerekir.Bu durumda iki farklı yöntem kullanırız;

1*Geriye dönecek değerin bir Record tipinde olması ve dolayısıyla bu tipdeki
değişkenin alt değişkenleri ile çok sayıda değerin geri dönebilmesi

2*Record tanımına gerek kalmadan , giren paremetrelerle çıkışta yapabilmesini
sağlamak.Giren bir parametre  ile çıkışta yapabilmesi için o parametrenin önünde Var deyimi kullanılır.Tabiki bu durumda bir fonksiyon kullanmakta mecburi değildiri, bir bir prosedürün giriş paremetreleri  ile de değer çıkışı yapılabilir.


[b]Prosedür ve Altprogram Bildirisi[/b]

Bazı durumlarda bir prosedür veya fonksiyonu çağırmadan önce o prosedürün varlığını derleyiciye bildirmek gerekir.Bir prosedür veya fonksiyon tanımlandığı yerden daha önce çağrılıyorsa derleyici [b]Undeclared Identifier[/b] hatasını
verecektir.


Delphi’yi  diğer programlama dilerinden ayıran diğer bir özellikde Delphi, aynı
isimli birden  fazla prosedür tanımlamamıza  izin verir.Mesala abc isimli iki farklı prosedür tanımlanabilir.Bu işlemi gerçekleştirebilmek için prosedür tanımının sonuna [b]Overload[/b] kelimesini koymak gerekir.


Böyle bir özelliğe ihtiyaç duymamızın iki nedeni var;

1*Bir fonksiyonun farklı türde parametre girişleri olabilir.Örneğin bir fonksiyon hem tamsayı  hemde reel sayı formunda sayılar girebilir.Bu durumda her iki farklı durum için iki farklı fonksiyon tanımlayabiliriz.

2*Bazende bir prosedüre giren parametre sayısı farklı olabilir.

Diğer bir olayda varsayılan paremetreli prosedür olayıdır.Şöyleki;Prosedür parametrelerine varsayılan değerler atamak , parametrenin kullanılmaması durumunda varsayılan default değerle çalışması sağlanabilir.

Bu durum kesinlikle Overload prosedürlerle karıştırılmamalıdır.Overload
prosedürlerde aynı prosedürden iki tane tanımlanıyor ve parametre kullanılmazsa diğer fonksiyon çalışıyordu.Burada ise tek bir tanım sözkonusudur ve parametre kullanılmazsa varsayılan değer kullanılacaktır.

Prosedürler ve fonksiyonlar konumuza girdiğimizden beri sürekli altprogramlardan bahsettik buyüzden ek bilgi olarak olay alt programlarına girmemiz yararlı olacak kanısındayım bu bağlamda;

Visual dillerde diğerlerinden farklı olarak kullanıcının tanımladığı alt programlardan başka kontrellerin kendi olay alt programları vardırve kontrol ile ilgili bir işlemde bu olay alt programlardan biri veya birkaçı aktif hale gelir.


Delphi’de bir olay alt programının birden fazla kontrol ortak olarak kullanılabilinir.Bu durumda hangi kontrolün bu olay alt programını çağırdığı bu parametre ile öğrenilir.Zaten delphi kontrolleri dizi olarak tanımlandığı için kontrol dizileride bu yöntemle oluşturulur.

Kısacası bu yöntem kullanılarak ortak işler yapan kontrollere aynı olay altprogramını gösterip daha az kodla daha çok iş yapılabilmesi sağlanmış
olur.

]]></content:encoded>
      <category domain="http://www.interaktifdergi.com/delphi-prosedurleri-ve-fonksiyonlari-did=7-kid=130">Delphi Prosedürleri</category>
	<dc:creator><![CDATA[zafersat]]></dc:creator>
	<guid isPermaLink="true">http://www.interaktifdergi.com/delphi-prosedurleri-ve-fonksiyonlari-did=7-kid=130</guid>
    </item>

    <item>

      <title><![CDATA[XSS'den Korunma]]></title>

      <link>http://www.interaktifdergi.com/xss27den-korunma-did=7-kid=129</link>

      <pubDate>Sun, 17 May 2009 16:47:23 GMT</pubDate>

      <description><![CDATA[ XSS'ten korunmanın en iyi yolu gelen tüm bilgilerin doğrulanması ve giden bilgilerinde şifrelenmesidir. Buna 'whilelist' (beyazliste) combinasyonu denir. Doğrulama atakların tespitine izin verir ve herhangi bir script injection'ında tarayıcı tarafından girilmesini engeller. 

+ Input ...]]></description>
	<content:encoded><![CDATA[ XSS'ten korunmanın en iyi yolu gelen tüm bilgilerin doğrulanması ve giden bilgilerinde şifrelenmesidir. Buna 'whilelist' (beyazliste) combinasyonu denir. Doğrulama atakların tespitine izin verir ve herhangi bir script injection'ında tarayıcı tarafından girilmesini engeller. 

+ Input Validation: Standart girdi doğrulama mekanizmasıdır. Tüm girdilerin uzunluklarını, tiplerini, syntax'larını ve kabul edilmeden veya gösterilmeden önceki kurallarıdır. Bu doğrulamada 'accept known good' doğrulama stratejisini kullanın. Geçersiz girdileri kabul etmeyin fakat hata mesajlarınında hatalı bilgiler döndürebileceğini unutmayın. 

+ Strong Input Encoding: Güçlü girdi şifrelemedir. Tüm kullanıcı bilgilerini sifreleyerek garanti altına alın. 

+ XSS kütüphanesi ve OWASP PHP Anti-XSS Kütüphanesi: Bunu kesinlikle kullanın. Bunun yanında tüm çıktı sayfalarının karakterlerinide şifreleyin. Bu ve üstte bahsettiğim Strong Input Encoding bircok varyasyonu engeller ve güvenli kılar. 

+ Çıktı şifrelemenizi özelleştirin. ISO 8859-1 veya UTF 8 gibi. Saldırganın bunu kullanıcılarınız için seçmesini engelleyin. 

+ Girdi veya çıktılardaki şifreleme için 'blacklist' (karaliste) doğrulaması kullanmayın. Arama için ve bazı karakterleri değiştirme konusunda zayıftır ve değişime izin verirse saldırı başarılı olur. 
(Örnek olarak '>' ile '<' bu karakterlerin değiştirilmesine izin vermeyin.) '
' taglarını kontrol edin, bunlar bazen güvensiz bilgiler içerebilir. Blacklist doğrulamasını geçen çok sayıda varyasyon bulunmaktadır. Bu nedenle kullanmayın. 

+ Standart hatalara çok dikkat edin. Girdiler decode yapılmalıdır yani şifreleri çözülmelidir. Uygulamanızın 2 aynı girdinin decode'larını içermediğinden emin olun. Bazı hatalar whitelist'lere bypass yapılmasını sağlar ve saldırgan'a tehlikeli girdiler hakkında bilgi verebilir. 

[i]Java kullanıcıları için öneriler: [/i]
Strust output mekanizması kullanın. Yani <bean:write ..> veya varsayılan JSTL escapeXML="true" attribute'unu <c:out ...> olarak kullanın. <%= ...%> kesinlikle kullanmayın. 

[i].Net kullanıcıları için öneriler: [/i]
Microsoft'un geliştirdiği ve son derece iyi bir çalışma olan Anti-XSS kütüphanesini kullanın. MSDN'de ücretsiz sürümü bulunmakta. Herhangi bir alan için istekte bulunmayın. Yani Request object: username.Text = Request.QueryString("username"); gibi istekler yazmayın. Yazmak zorunda iseniz bu kütüphaneyi kullanarak yazın. 

[i]Php kullanıcıları için öneriler:[/i] 
htmlentities() veya htmlspecialchars() üzerinden outpuların geçtiğinden emin olun. Ya da OWASP Anti-XSS kütüphanesini kullanın. register_globals'ı pasif yapın. 
]]></content:encoded>
      <category domain="http://www.interaktifdergi.com/xss27den-korunma-did=7-kid=129">XSS</category>
	<dc:creator><![CDATA[rob33n]]></dc:creator>
	<guid isPermaLink="true">http://www.interaktifdergi.com/xss27den-korunma-did=7-kid=129</guid>
    </item>

    <item>

      <title><![CDATA[Ajax Toolkit Kurulumu]]></title>

      <link>http://www.interaktifdergi.com/ajax-toolkit-kurulumu-did=7-kid=128</link>

      <pubDate>Sun, 17 May 2009 16:35:23 GMT</pubDate>

      <description><![CDATA[ Isim geregi surekli VS2008 ve SQL ile icli disliyim. Genelde Windows Form'lar uzerinde projeler yapiyorum fakat ozel bir istek nedeni ile is yerindeki arkadaslarimla bir websitesi yapiyoruz ve Ajax kullanilicak. Bu nedenle Ajax Toolkit'leri kullanicaz ve VS'ye nasil aktaricaz onlari ogrendim. Ve s...]]></description>
	<content:encoded><![CDATA[ Isim geregi surekli VS2008 ve SQL ile icli disliyim. Genelde Windows Form'lar uzerinde projeler yapiyorum fakat ozel bir istek nedeni ile is yerindeki arkadaslarimla bir websitesi yapiyoruz ve Ajax kullanilicak. Bu nedenle Ajax Toolkit'leri kullanicaz ve VS'ye nasil aktaricaz onlari ogrendim. Ve sizlerle bunu paylasmayi dusunerek sizler icin bir dokuman hazirladim. 

[url]http://www.asp.net/ajax/%20veya%20http://www.microsoft.com/downloads/details.aspx?FamilyID=ca9d90fa-e8c9-42e3-aa19-08e2c027f5d6&displaylang=en[/url]

adresinden toolkit'i indirebilirsiniz. 

[img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=204[img]
[img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=205[/img]

Bunu yukledikten sonrada bize daha guzel ozellikler katmasi icin ASP.NET 2.0 AJAX Futures January CTP indirmemiz gerekli. Bunuda [url]http://www.microsoft.com/downloads/details.aspx?FamilyID=4cb52ea3-9548-4064-8137-09b96af97617&displaylang=en[/url] adresinden indirebilirsiniz.

[img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=206[/img]

[img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=207[/img]

Bunuda basariyla kurduktan sonra VS'ye eklemek icin Control Toolkit'i indirmemiz gerekli ve code plex'e gidiyoruz. 
[url]http://www.codeplex.com/Release/ProjectReleases.aspx?ProjectName=AtlasControlToolkit
[/url]
Burda bulunan 3 dosyayida indirebilirsiniz.

[url=]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=208[/url]

Indirdiginiz dosyanin icinde Ajax ile yapilmis bir websitesi var. [url]http://ajaxcontroltoolkit.codeplex.com/Release/ProjectReleases.aspx?ReleaseId=16488#DownloadId=41784[/url]
 Bunu derleyip istediginiz sekilde kullanmaya baslayabilirsiniz. Asagidaki resimde goruldugu gibi Ajax tool'lari toolbar'a gelmis durumda. Dilediginiz gibi kullanabilirsiniz. 

[url]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=209[/url]  

]]></content:encoded>
      <category domain="http://www.interaktifdergi.com/ajax-toolkit-kurulumu-did=7-kid=128">Ajax</category>
	<dc:creator><![CDATA[rob33n]]></dc:creator>
	<guid isPermaLink="true">http://www.interaktifdergi.com/ajax-toolkit-kurulumu-did=7-kid=128</guid>
    </item>

    <item>

      <title><![CDATA[Ferit Düğümü]]></title>

      <link>http://www.interaktifdergi.com/ferit-dugumu-did=7-kid=127</link>

      <pubDate>Sun, 17 May 2009 16:29:23 GMT</pubDate>

      <description><![CDATA[Evinizde veya iş yerinizdeki sıradan bir bilgisayarın kasasının arkasında baktığınızda bu yazının konusu olan “şişlik”leri görebilirsiniz. Bu “şişlik”ler aynı zamanda güç kaynağı kablolarında veya yazıcı veya tarayıcı kablolarında da sıkça bulunur.

Peki hiç ...]]></description>
	<content:encoded><![CDATA[Evinizde veya iş yerinizdeki sıradan bir bilgisayarın kasasının arkasında baktığınızda bu yazının konusu olan “şişlik”leri görebilirsiniz. Bu “şişlik”ler aynı zamanda güç kaynağı kablolarında veya yazıcı veya tarayıcı kablolarında da sıkça bulunur.

Peki hiç merak ettiniz mi, nedir bu “şişlik”ler? Ne işe yararlar?

Bu şişliklere ferrit (demir tuzu) düğümü veya boğazı denir (İngilizce ferrit bead veya ferrit choke olarak adlandırılır). Amaçları EMI, yani elektromanyetik paraziti (electromagnetic interference) veya RFI, radyo frekansı parazitini (radio-frequency interference) engellemektir. Bu düğümlerin bir fotoğrafını aşağıda görebilirsiniz.

[img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=203[/img]


Ferit boğazı, aslında içi boş bir bilye veya silindirden ibaretir ve ferrit, yani demir tuzundan yapılır, ki demir tuzu yarı manyetik bir maddedir. Plastik içine hapsedilmiştir, yani bir tanesini kestiğinizde karşınıza çıkacak tek şey siyah metal bir silindirden ibarettir. 

Hepimiz biliriz ki, bilgisayarlar gürültülü aletlerdir. Kasanın içindeki anakart 300MHz ile 1000MHz arasında çalışan bir osilatöre (Elektrik salınımlarını elde etmek için, genellikle elektron tüpleri kullanan elektrikle çalışır bir cihaz) sahiptir. Aynı şekilde klavyenin de kendi işlemcisi ve osilatörü vardır. Grafik kartları da aynı bu şekilde kendi osilatörlerine sahiplerdir. Tüm bu osilatörler belirli frekanslarda radyo sinyalleri yayabilirler, fakat bu yayın etraflarındaki kendi kasaları tarafından genellikle dışarıya ulaşamadan yok edilir. Aynı şekilde bir başka ses kaynağı da kablolar ve bağlantı noktalarıdır. İşte yayını yapılan bu sinyaller kablolar üzerinden bilgisayarın kasasına ulaşabilir, yani kablolar anten görevi görürler. Tüm bu sinyallerin kasaya iletilmesi sonucunda sorunlar ortaya çıkabilir. İşte ferrit düğümü denilen “şişlik”ler tam bu noktada
devreye girer ve tüm sinyalleri azaltır. Yani EMI ve RFI aktarımı bu silindirler sayesinde sonlandırılır, böylece donanımıza zarar gelmesi önlenir. Sonlandırılan sinyaller de düğüm içinde ısıya dönüşüp yok olur.

]]></content:encoded>
      <category domain="http://www.interaktifdergi.com/ferit-dugumu-did=7-kid=127">Ferit Düğümü</category>
	<dc:creator><![CDATA[str187]]></dc:creator>
	<guid isPermaLink="true">http://www.interaktifdergi.com/ferit-dugumu-did=7-kid=127</guid>
    </item>

    <item>

      <title><![CDATA[Bilmediğiniz (Fakat Bilmeniz Gereken) 4 Yazılım]]></title>

      <link>http://www.interaktifdergi.com/bilmediginiz-28fakat-bilmeniz-gereken29-4-yazilim-did=7-kid=126</link>

      <pubDate>Sun, 17 May 2009 16:25:23 GMT</pubDate>

      <description><![CDATA[Çoğumuz konusunda uzmanlaştığına inandığımız yazılımları kullanıyoruz. Fakat bunların dışında işinize çok yarayabilecek hatta bu yazılımların yerlerini bile alabilecek programlar olduğunu hiç düşündünüz mü?

İşte büyük ihtimalle bilmediğiniz fakat bilmenizi tavs...]]></description>
	<content:encoded><![CDATA[Çoğumuz konusunda uzmanlaştığına inandığımız yazılımları kullanıyoruz. Fakat bunların dışında işinize çok yarayabilecek hatta bu yazılımların yerlerini bile alabilecek programlar olduğunu hiç düşündünüz mü?

İşte büyük ihtimalle bilmediğiniz fakat bilmenizi tavsiye ettiğim 4 yazılım:


[size=14][b]1) F.lux[/b][/size]

Geceleri ekran parlaklığından rahatsız oluyorsanız ekran renklerini otomatik olarak günün saatine bakarak değiştiren f.lux çok işinize yarayacaktır. Koordinatlarınızı yazdıktan sonra fazla bellek harcamayan bu programın arka planda çalışmasına izin verdiğinizde gün ilerledikçe ekran rengi göz yormayan bir hal alıyor. 

İndirmek ve program hakkında daha fazla bilgi almak için resmi sitesini ziyaret edebilirsiniz:
[url]http://www.stereopsis.com/flux/[/url]


[b][size=14]2) Speedfan[/size][/b]

Hızaşırtma (Overclock) ile uğraşanlardansanız bu yazılımı kesinlikle duymuşsunuzdur. Duymayanlar için tekrar ön plana çıkarsak iyi olur...

Speedfan sayesinde sistem sıcaklıklarını ve fan hızlarını anlık olarak görebilirsiniz. Eğer sisteminizin çok sesli çalıştığını veya fazla ısındığını düşünüyorsanız Speedfan size yardımcı olacaktır. Bu yazılım otomatik olarak sıcaklık değerlerine göre fan hızlarını ayarlayarak sistemin sıcaklık & ses dengesini kurmanıza yardımcı olur. Ayrıca sistemin kritik ısıya ulaştığı zamanlarda da sizi uyarır ve olası donanımsal tehlikelere karşı tedbirli olmanızı sağlar.


Bu sayfadan daha fazla bilgi alıp yazılımı indirebilirsiniz:
[url]http://www.almico.com/sfdownload.php[/url]


[size=14][b]3) Drive Namer[/b][/size]

Bu basit fakat kullanşlı yazılım sayesinde DVD ve CD sürücülerinizi isimlendirebilirsiniz. Eğer birden fazla sürücünüz varsa Windows bu sürücülerin isimlerinin değiştirilmesine izin vermediğinden CD/DVD yazarken karışıklık çıkabilir. Drive Namer sayesinde sürücüleri isimlendirerek olası karışıklıkları önleyebilirsiniz.

İndirmek için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz:
[url]http://www.ghacks.net/wp-content/uploads/2009/03/drive_namer_net2.zip[/url]


[size=14][b]4)Deltacopy[/b][/size]

Deltacopy gelişmiş bir yedeklemey yazılımıdır. Server üzerinden verilerinizi yedekleyerek ağa bağlı bilgisayarlar için ideal bir yazılım haline gelir. Maalesef diğer üç yazılımın aksine Deltacopy ücretli bir yazılım...

Daha fazla bilgi için:
[url]http://www.ascomp.de/index.php?php=prog&page=desc&prog=backupmaker[/url]
]]></content:encoded>
      <category domain="http://www.interaktifdergi.com/bilmediginiz-28fakat-bilmeniz-gereken29-4-yazilim-did=7-kid=126">4 Önemli Yazılım</category>
	<dc:creator><![CDATA[str187]]></dc:creator>
	<guid isPermaLink="true">http://www.interaktifdergi.com/bilmediginiz-28fakat-bilmeniz-gereken29-4-yazilim-did=7-kid=126</guid>
    </item>

    <item>

      <title><![CDATA[Sanal Klavye Ne Kadar Güvenli?]]></title>

      <link>http://www.interaktifdergi.com/sanal-klavye-ne-kadar-guvenli3f-did=7-kid=125</link>

      <pubDate>Sun, 17 May 2009 16:22:23 GMT</pubDate>

      <description><![CDATA[Windows işletim sistemi içerisinde  bulunan günümüz bankalarının internet sitelerininde karşılaştığımız sanal klavyeler ne kadar güvenli bunu hiç düşündünüzmü?

Yoğun iş tempomuzun arasında kredi kart borçlarımızı ödemek, havale yapmak, kiramızı yatırmak ve buna be...]]></description>
	<content:encoded><![CDATA[Windows işletim sistemi içerisinde  bulunan günümüz bankalarının internet sitelerininde karşılaştığımız sanal klavyeler ne kadar güvenli bunu hiç düşündünüzmü?

Yoğun iş tempomuzun arasında kredi kart borçlarımızı ödemek, havale yapmak, kiramızı yatırmak ve buna benzer faturalarımızı ödemek için hemen hemen hepimizin kullandığı ve bize kolaylık sağlayan bankaların internet şubelerini kullanırken çok dikkatli olmamız gerekmekte.Her zaman söylediğim gibi %100 güvenlik yoktur.En güvenli sistem fişi takılı olmayandır.

Kötü niyetli kişiler bakın burası çok önemli hacker demiyorum kötü niyetli kişi diyorum  çünkü her hacker kötü niyetli değildir.Yeri gelmişken bu konuya  kısaca değinmeden geçemeyeceğim ;
         
Hacker’lar  üçe ayrılır;

*Siyah hacker: Sistem açığını bulan sisteme zarar veren ve bulduğu açığı maddi yada manevi anlamda kazança dönüştüren kötü niyetli kişilerdir.Hırsızdırlar.

*Beyaz hacker: Sistem açığını bulan fakat asla sisteme zarar vermeyen bulduğu sistem açığını kapatan yada kapatılmasını sağlayan iyi niyetli kişilerdir.Genelde web güvenlik şirketlerinde görev yapan insanlardır.

*Gri hacker:  Sistem açığını bulan ve sisteme vereceği zararı kendi idolojisine göre belirleyen kimine göre kötü, kimine göre iyi niyetli olduğu düşünülen insanlardır.Bu kavram biraz karışık gözüktüğünden açıklama anlamında şu örneği verebiliriz;İsrail’in yaptığı kıyıma tepki göstermek adına birçok israil sitesini of hale getiren bir hacker bu kıyıma karşı olan herkes için beyaz hacker ama haklı olduğunu savunan İsrail ve yandaşları için siyah hacker’dır.

Bizim güvenliğimiz için dikkat edeceğimiz kötü niyetli kişiler siyah hacker’lar sürekli yeni yazılımlar kodlayarak şifreleri çalmaya çalışıyorlar.Çalmaya çalıştıkları şifrelerin başında sanal klavye ile girilen şifreler gelmektedir.

Önceleri bankaların internet sitelerinden hesabımıza giriş yaparken klavye kullanırdık. Ancak siyah hackerlerin keylogger (klavyede bastığınız her tuşu kaydeden ve siyah hacker'a gönderen yazılım) yazılımları ile birçok kişinin hesaplarındaki paraları buharlaştırmaları bankaları yeni önlemler almak zorunda bıraktı. 

Kısa süre sonra ekrandan şifre girişini sağlayan sanal klavyeler geliştirildi ve bu yazılımı kullanmayan banka kalmadı. Ancak teknoloji savaşını sürdüren siyah hackerlar da bu güvenlik duvarlarını delmek için yeni yöntemler geliştirmeye devam etti. Sonunda sanal klavyedeki bilgileri çalmaya yarayan screen logger
(imleci kullanarak, ekranın sadece küçük bir parçasını resim veya video olarak kayıt eden zararlı yazılım) programlarını geliştirdiler.

Peki sanal klavye güvenliğimizi nasıl sağlayabiliriz;

Güvenliğinizi artırmak için ister sanal klavyeyi her seferinde ekranınızın farklı bölümlerinden açın, isterseniz her harf/rakama basışınızda harfleri tekrar karıştırın hiçbir şey fark etmez. Çünkü siz bilgisayarınızdaki mouse ile şifrenizi girerken, girdiğiniz şifre bölümü görüntülerini screen loger programları resim veya video olarak kayıt edip siyah hackerlara gönderiyor. Bankalarda kullanılan sanal klavyenin güvenli olabilmesi için; ekran görüntüsü almaya izin vermemesi veya kopyalanan ekran görüntüsündeki bilgilerin okunmasını engellemesi, mesala  siyaha çevirmesi gerekiyor. Eğer bankanızın sanal klavyesinin bu tür korumalarının olduğuna inanmıyorsanız internet bankacılığı işlemleri yaparken sanal klavye desteği olan bir antivirüs yazılımı kullanabilirsiniz.

Bahsettiğimiz tehlikenin büyük boyutlara ulaşmasından dolayı artık antivirüs yazılım firmaları screen loger programları içinde önlem almaya başladı. Bu önlemlerin başında antivirüs yazılımının sanal klavye modülü aktif edildiği zaman kopyalanan tüm ekran görüntülerini siyaha çevirerek bilgi çalınmasını engelleyebiliyor olması var.

İnternet bankacılığında güvenliğimi artırabilmek için basit ama etkili yollar var; 

* Bankalar tarafından verilen müşteri numarası, parola ve şifre bilgilerini
üçüncü şahıslarla paylaşmayın. Şifreleri bilgisayarınızdaki bir dosyada ya da e-posta hesabınızda saklamayın.

* Banka ve ticari kurumlardan gelmiş gibi gösterilen ve sizden şifre, kullanıcı adı, müşteri numarası, kredi kartı numarası, kimlik numarası gibi bilgileri talep eden e-postalara itibar etmeyin. Çünkü bankalar e-posta yoluyla hiçbir şekilde
müşterilerin kişisel bilgilerini istemez.

* Eğer kurumsal olarak internet bankacılığı işlemleri yapıyorsanız, mobil imza OTP (One Time Password-Bir seferlik şifre) ve SMS ile şifre gönderimi teknolojilerini mutlaka kullanın.

* Her hesap numaranız için farklı bir şifre belirleyin.

* Banka hesabınızı, kredi kartlarınızı ve banka kartlarının ekstrelerini düzenli kontrol edin, şüpheli durumlarda bankanız ile irtibata geçin.

*İnternet tarayıcınızın güncel olduğunu ve tüm güvenlik ayarlarının yüklendiğini kontrol edin. Microsoft Internet Explorer kullanıyorsanız, Microsoft Security ana
sayfasından [u]http://www.microsoft.com/security/[/u]'den konu ile ilgili özel güvenlik ayarlarını yükleyin.Burada ek olarak hemen şunuda belirteyim;

Birçok bilgisayar kullanıcısı işletim sistemi olarak windows  kullanıldığı için saldırı programlarıda windows’da çalışan programlardır.Kısacası linux yada türevlerinin çok daha güvenli olduğunu söyleyebilirim.Ben senelerdir windows kullanıyorum işim gereği bunu kullanmak zorundayım diyen kullanıcılar için sanal makine olarak tabir ettiğimiz windows üzerinde çalışan programları tavsiye edebilirim.Sanal makinaya kurulan linux birçok işletim sisteminden çok daha fazla güvenlidir.

*Bilgisayarınıza kesinlikle güncel bir antivirüs programı yükleyin. Hatta bilgisayarınıza bir güvenlik duvarı (firewall) yazılımının yüklü olması güvenliğinizi artıracaktır.

*İnternet bankacılık işlemlerinizi güvenliğinden emin olmadığınız bilgisayarlardan yapmayın. Özellikle internet kafe gibi umuma açık yerlerdeki bilgisayarları işlemlerde kesinlikle kullanmayın.

*Önünüze gelen her ücretsiz yazılımı hemen bilgisayarınıza kurmayın. Çünkü birçok zararlı yazılım (virüs, trojan veya keylogger) bu ücretsiz programlarla bulaşıyor.

Yukarıda saydığım maddelere birebir uyulması durumunda güvenliğinizi en
üst seviyeye çıkarmış olacaksınız.
]]></content:encoded>
      <category domain="http://www.interaktifdergi.com/sanal-klavye-ne-kadar-guvenli3f-did=7-kid=125">Sanal Klavye</category>
	<dc:creator><![CDATA[zafersat]]></dc:creator>
	<guid isPermaLink="true">http://www.interaktifdergi.com/sanal-klavye-ne-kadar-guvenli3f-did=7-kid=125</guid>
    </item>

    <item>

      <title><![CDATA[Japonya’nın 2 gün gerisinden gitmek...]]></title>

      <link>http://www.interaktifdergi.com/japonyae28099nin-2-gun-gerisinden-gitmek-did=7-kid=124</link>

      <pubDate>Sun, 17 May 2009 16:10:23 GMT</pubDate>

      <description><![CDATA[Bu yazımda yine odak noktam Animeler ancak bu sefer apayrı bir şeye değineceğim. Bildiğiniz üzere animelerin neredeyse tamamı sadece ve sadece Japonya’da yayınlanıyor, bir çoğunun ingilizce ismi bile yok. İnsan merak etmiyor değil; nasıl bunlar bize yayın gününden birkaç gün so...]]></description>
	<content:encoded><![CDATA[Bu yazımda yine odak noktam Animeler ancak bu sefer apayrı bir şeye değineceğim. Bildiğiniz üzere animelerin neredeyse tamamı sadece ve sadece Japonya’da yayınlanıyor, bir çoğunun ingilizce ismi bile yok. İnsan merak etmiyor değil; nasıl bunlar bize yayın gününden birkaç gün sonra ulaşabiliyor, nasıl oluyorda mükemmel kalitede bunları seyrediyoruz, kim yapıyor bunları, neden yapıyor? Sihirli kelime [i]fansub[/i]!


Fansub, fan(hayran) ve sub(altyazı) kelimelerinin bir araya gelmesiyle türetilmiş, şimdi ise anlamının çok ötesinde şeyler ifade eden, anime izleyecilerinin Japonca anlamadığı sürece bağımlı olduğu, bana göre “yüce” bir uğraştır. İzlediğiniz animelerin isimlerini kontrol ederseniz, birkaç istisna dışında isimlerin şöyle bir taslakta olduğunu görürsünüz.


[i][FansubGrupİsmi] Anime İsmi – Bölüm No [codec bilgisi] [CRC32 hash kodu]]/i]



Fansub grupları, bize Japonya’da yayınlanan bölümleri, en iyi kalitede (çoğu zaman), gerekli bütün düzenlemeleri yapmış(altyazı, tpyeset, temiz bir encode, karaoke; daha sonra bunların ne olduklarını açıklayacağım), mümkün olan her türlü yoldan (torrent, irc, ddl) ulaştıran, tapılası insanlardır. 

Altyazı, typeset, karaoke, encode gibi belli terimlerden bahsettim. Bunların ne olduğunu açıklarsam sanırım Fansub gruplarına olan takdiriniz kat ve kat artacaktır. Öğrendikleriniz izlediğiniz bölümde yeni şeylere dikkat etmenize yardımcı olacak, seyir keyfiniz artacaktır.

[u][b]Altyazı:[/b][/u]
Japonca’dan İngilizce’ye ya da başka ilgili bir dile tercüme, zamanlama, düzenleme, temizleme aşamasıdır. Küçük gruplarda bu aşamada en az 2 kişi çalışır ancak çoğu grup bu kısımda çok titiz olduğu için 5-6 kişinin çalışması daha sık görülmüştür. Bir kişi bütün diyalogları tek tek ilgili dile çevirir. Bir veya
iki kişi çevrilen bütün diyalogları tek tek kontrol eder, hataları düzeltir, kordine çalışarak en iyi çeviriyi elde eder. Geri kalan ekip diyalogları zamanlar, stilleştirir (bakınız önceki Aegisub yazısı). En son bir kişi, cümlelerin anlamını yitirmeden daha anlaşılır şekilde gözükmesi için yoğun çaba
harcayarak her bir cümleyi tek tek okur, düzenler.


[b][u]Typeset:[/u][/b]
Animeler Japonya’da yapılıyor, izleyen kitle çoğunlukla Japon, bu sebepten tahmin edersiniz ki bir bölümde gözüken bütün tabelalar, mektuplar, konuşma olmayan ancak ekranda Japonca yazan bütün her şey Japon olmayan seyirci tarafından anlaşılmaz durumdalar. Typesetten sorumlu kişilerin işi bu tabelala ve yazıların çevirmen ekip tarafından belirlenen ilgili dildeki karşılıklarını, sanki tabela en başından beri ilgili dilde yapılmışçasına düzenlemek. Bu kısım fansub işinin en çok emek isteyen kısımlarından biridir, yetenekli typeset sorumluları resmen sanat yaparlar. Ben de bir typesetter olarak bu aşamaya çok dikkat ederim. Ne demek istediğimi anlayabilmeniz için Kannagi için hazırladığım typesete ait şu iki resme dikkatli bakmanızı isteyeceğim.

[url]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=199[/url]

[url]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=199[/url]

[url]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=200[/url]

[u]
[b]Encode:[/b][/u] Teknik bilgiye en çok ihtiyaç duyulan aşama Encode aşamasıdır. Encoder, dışardan ne kadar güzel gözükse de aslında sayısız soruna sahip RAW videoyu (televizyon kaydından sonra nete düşmüş ilk video) temizleyip, makyajlayıp, belirlenen dosya boyutunda olabilecek en iyi kalitede codecleyen kişidir. 350mb ile 190mb iki videoyu tıpatıp aynı kalitede yapabilecek kadar yetenekli encoderlar vardır. Şu iki resimde yine Kannagi için yaptığım
encode’un görüntüye sağladığı artıları görebilirsiniz. Üstteki resimler 250mb’lık Raw dosyalara aitken alttaki encode sonrası görüntüler 196mb’lık benim sürümlerime aittir.

[url]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=201[/url]

[url]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=202[/url]

[b]
[u]Karaoke: [/u][/b]Olmasa da olur ancak birçok grup Karaokeyi es geçmez. Daha önce konuştuğum birçok insan karaokenin en başından beri videoda olduğunu sandıklarını söylemişti. Öyle bir şey şimdiye kadar hiç olmadı. Karaoke dediğim şey, giriş ve kapanış videoları oynadığı sırada ekranın genellikle üstünde gözüken, Japonca sözlerin Latin harfleriyle telafuzlarının şarkının söylenişine uygun animasyona uğradığı, yapımı aylar sürebilen ancak o şarkılara renk kattığı yadsınamaz güzellikteki çalışmalardır.


İzlediğimiz anime bölümleri işte bu tarz aşamalardan geçerek elimize ulaşıyor. Bir fansub grubu yukarıda anlattığım bütün işleri yapmak için 8 ila 30 kişiye kadar üyeye sahip olabiliyor. Bu işi para için yapmıyorlar, para alan gruplar sadece bağış kabul ediyorlar ve bu bağışları sadece bölümlerini daha iyi yayınlayabilmek için satın aldıkları sunuculara harcıyorlar, yani para da yine
izleyiciye hizmet olarak dönüyor. Şimdi en bariz soruyu cevaplamanın zamanı geldi sanırsam. Fansub yasadışı mıdır?


Evet veya hayır diyecemeyeceğim kadar karışık bir konu bu. Bir ülkede ilgili animenin yayın hakları herhangi bir kuruluş tarafından satın alınmadığı sürece o ülkede fansub yapmak, yayınlamak, indirmek kesinlikle yasadışı değil. Amerika’da lisanslanmış bir seriyi Türkiye’de indirmek de bu sebeple yasadışı değil ancak
Amerika’da yasaklanmış bir seriyi bir Amerikalı indirir ya da paylaşırsa bu onun için hapse kadar gidebilecek bir suç sayılır. Avrupa’da İtalya dışında neredeyse hiçbir ülkede animeler televizyonlarda gösterilmek için lisanslanmadığı için
(Türkiye’de de dahil) bu ülkelerin vatandaşlarının fansub yapması, indirmesi ve paylaşması yasal, kimse buna karışamaz. Türkiye’deki fansub grupları henüz işin çok başında olsa da hayran kalınası çalışmalar yapan gruplar da yok değil. Bu işin
bir parçası olarak sadece sömürmekle (bu kelimeyi kötü algılamayın, fansub grupları sömürülmekten hoşlanırlar) kalmak istemiyorsanız Google’a “animemangantr” yazarak neredeyse bütün Türk fansub gruplarının bulunduğu foruma
ulaşabilirsiniz.

Umarım bu yazı size izlediğiniz animelere daha çok saygıyla, dikkatle ve takdirle
yaklaşmanızı sağlamakla beraber birazcık bile olsa ilginizi çekmiştir. Bir dahaki sefere, başka bir anime yazısında görüşmek dileği ile...
]]></content:encoded>
      <category domain="http://www.interaktifdergi.com/japonyae28099nin-2-gun-gerisinden-gitmek-did=7-kid=124">Fansub</category>
	<dc:creator><![CDATA[Deddo]]></dc:creator>
	<guid isPermaLink="true">http://www.interaktifdergi.com/japonyae28099nin-2-gun-gerisinden-gitmek-did=7-kid=124</guid>
    </item>

    <item>

      <title><![CDATA[Önsöz]]></title>

      <link>http://www.interaktifdergi.com/onsoz-did=6-kid=123</link>

      <pubDate>Thu, 23 Apr 2009 16:53:23 GMT</pubDate>

      <description><![CDATA[[align=center][img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=198[/img]
[/align]...]]></description>
	<content:encoded><![CDATA[[align=center][img]http://www.interaktifdergi.com/img.php?id=198[/img]
[/align]]]></content:encoded>
      <category domain="http://www.interaktifdergi.com/onsoz-did=6-kid=123">Önsöz</category>
	<dc:creator><![CDATA[iLk3r]]></dc:creator>
	<guid isPermaLink="true">http://www.interaktifdergi.com/onsoz-did=6-kid=123</guid>
    </item>

    <item>

      <title><![CDATA[weechat]]></title>

      <link>http://www.interaktifdergi.com/weechat-did=6-kid=118</link>

      <pubDate>Mon, 06 Apr 2009 14:20:23 GMT</pubDate>

      <description><![CDATA[Weechat konsol tabanlı bir irc programıdır konsol kullanmasını çok seven kişiler için ideal bir programdır görünüm güzel ve hoştur boyutu 2212kB'tır.

Kurulum yapmak için konsolunuza 
[code]sudo apt-get install weechat-curses[/code]
denemeniz yeterlidir.

Kurulum bittikten sonr...]]></description>
	<content:encoded><![CDATA[Weechat konsol tabanlı bir irc programıdır konsol kullanmasını çok seven kişiler için ideal bir programdır görünüm güzel ve hoştur boyutu 2212kB'tır.

Kurulum yapmak için konsolunuza 
[code]sudo apt-get install weechat-curses[/code]
denemeniz yeterlidir.

Kurulum bittikten sonra çalıştırmak için konsola
[code]weechat-curses[/code]
diyiniz.

Kanal geçişi için
[code]F5[/code]
ve
[code]F6[/code]
tuşlarını kullanınız.

Konuşma loglarınız
[code]/home/kullanıcı adınız/.weechat/weechat.log"[/code]
altında bulunmaktadır.

Weechat'te ayaları değiştirmek için
[code]/home/kullanıcı adınız/.weechat/weechat.rc[/code]
dosyasını açınız.

Sohbet adınızı değiştirmek için
[code]crtl+f[/code]
ile
[code]server_nick1[/code]
aratınız ve değiştiriniz.

Server'ı değiştirmek için ise
[code]server_address[/code]
diye aratınız ve değişikliği yapıp kaydediniz programı tekrar açtığınızda değişiklikler uygulanmış olucaktır.
]]></content:encoded>
      <category domain="http://www.interaktifdergi.com/weechat-did=6-kid=118">Weechat</category>
	<dc:creator><![CDATA[By_Mihni]]></dc:creator>
	<guid isPermaLink="true">http://www.interaktifdergi.com/weechat-did=6-kid=118</guid>
    </item>
</channel>
</rss>